Ali Baba ve 7 Cüceler

Abiii Cem Yılmaz yaaa..

Böyle falan demeyeceğim tabiki. Her Cem Yılmaz filminde olduğu gibi bu filme de büyük bir komedi beklentisi ile gittim. Güldüm, eğlendim filmde ama süper diyeceğimiz, gülmekten çenemiz yoruldu diyeceğimiz bir komedi değildi malesef.

Film çok güzeldi arkadaşlar. Özellikle Twitter‘da, filmi beğenmeyip karalamak isteyenlere hiç kulak asmayın, gidin izleyin. Senaryo olarak çok değişik – hatta biraz saçma bile olsa – olsa da içerisindeki hem siyasi, hem dizilere, hem de eski filmlerine yaptığı göndermeler çok ince ve çok güzel olmuş, Cem Yılmaz‘dan tam beklendiği gibi bir performans ortaya çıkmış. Can Yılmaz‘ın canlandırdığı cemaat abisi tipli karakter de 10 numara olmuş, filmi yükseltmiş.

Filme çok fazla emek verildiği apaçık ortada. Aksiyon isterseniz aksiyon, komedi isterseniz komedi, video efekti isterse o da var. Türk filmlerinde görmeye alışkın olmadığımız türde efektler vardı filmde. Cem Yılmaz yine şarkı performansını ortaya koymuş ve çok güzel şarkılar da söylemiş.

Sonuç olarak, sinemadayken gidin izleyin. Biraz gülün, eğlenin, filmin tadını çıkartın ama ben gözümden yaş gelene kadar güleyim beklentisine kapılmayın.

Cem Yılmaz‘ın Twitter’da yaptığı troll bence çok zekice olmuş. Hep aynı adamlarla film yapıyor diye eleştirilen Cem Yılmaz, aşağıdaki twiti atarak tüm sosyal medyayı trolledi, yalan yok, ilk okuduğumda ben de yedim 🙂

 

Momentum

Momentum-film-2015John Wick yazımda bahsettiğim gibi, soğukkanlı ajan filmlerine bayılıyorum. Adam takım elbisesini çekiyor, eline bir tane tabanca alıyor ve tüm filmi tek başına götürüyor, Momentum da işte tam öyle bir film.

Ama bu sefer işler biraz karışık. Benim sevdiğim tipteki karakter kötü adam rolünde. Başrolleri benim çok fazla denk geldiğim isimler değiller ama oyunculukları – özellikle benim karakterin – oldukça iyiydi. Şimdi böyle dediğim için filmi açıp bakanlar başrollerinde Morgan Freeman‘ı görecekler ama Morgan sadece 5-6 sahnede oynuyor ve bir senatör rolünde. Zaten işleri karıştıran da o.

Film çok hızlı, aksiyonlu başladı, hatta ilk başta ben ne olup bittiğini anlamadım bile ama bir yerden sonra tüm taşlar tek tek yerine oturdu ve filmin mükemmelliyetliğini ordan sonra anlamaya başladım. Zaten sonu da oldukça güzeldi. Filmin içerisinde bol bol aksiyon var, aksiyonseverler için güzel bir film. Beni kendine çeken ise biraz gizem ve yapılan planların çok güzel şekilde işleyişiydi, ha tabi bir de benim adamım var 🙂 Şimdi 1-2 bir şey yazmam gerek ama tamamen spoiler’a gireceği için yazamıyorum. Onları yazamadığım için de yazı oldukça değişik bir hal aldı 🙂

Momentum çok güzel film arkadaşlar, benim ilerde tekrar izleyeceğim bir film diyebilirim. İkinci filminin de çıkacağını filmin sonunda anlıyorsunuz. Yeni filmi vizyondayken izlemek istiyorum. IMDB saçmalığı da filme 5.5 vermiş ama yine de siz bilirsiniz, ben izleyin derim.

Maze Runner: Scorch Trials

Maze Runner Scorch TrialsDaha önceden ilk filmin yazısını yazmamışım ama benim çok hoşuma giden bir film olmuştu The Maze Runner. İkinci filmin bu kadar kısa sürede çıkacağını hiç düşünmediğimden ve bir ara sinemayı takip etmeyi bıraktığımdan dolayı vizyondayken izleyemedim ama internette gördüğüm an indirdim ve iner inmez de izlemeye başladım.

İlk filmde bir labirentin içerisinden kurtulan bir grup çocuk, artık kendilerini güvende hissettikleri kişiler tarafından başka bir yere doğru götürülüyordu. Filmin bitiminde ikinci filmin geleceği apaçık ortadaydı zaten. İkinci film ise çocukların güvendikleri kişilerin aslında onları labirentin içerisine koyan kişilerle aynı kişiler olduğunu anlamasıyla başlıyor diyebilirim. Devamlı bir aksiyon içerisinde ilerleyen filmin tarzını ben sevmiştim. Hep bir adım sonra ne olacağını düşünerek izliyorsunuz filmi.

Filmde absürt bulduğum yerler ise zombi sahneleri. Ben zombisever birisi değilim ki bunun için The Walking Dead dizisini herkes severken ben 3 sezon boyunca sadece boş boş ekrana bakarak izledim, hiç çekici gelmiyor bana. Zombilerin olayını da anlatmadılar filmde, geçiş sahneleri boş kalmasın diye konulmuş şeyler gibiydiler. Ama ikinci filmin de bitişinde üçüncü filmin geleceği bariz bir şekilde ortaya konuldu. Büyük ihtimal üçüncü filmde o zombilerden de biraz daha bahsederler.

Üçüncü filmi takip edeceğim ve onu vizyondayken izlemek istiyorum. Herkesin ilgisini çekmeyebilir ama Thomas karakteri ve hikayenin akışı benim ilgimi oldukça çektiği için bu seriyi sevmeye başladım.

Ant Man

Marvel Ant ManBu film hakkındaki yabancı yorumları okudum da  kötü eleştiride bulunmak Marvel hastalarını hiçe saymak gibi falan sayılmış adeta. Yapmayın etmeyin Marvel’ciller, güzel miydi bu film? Ben de Marvel severim, tüm serilerini de severek izledim ama böyle bir karaktere kesinlekle hiç gerek yoktu. Marvel’in yıllardır devam ettirdiği o seriye biraz daha heyecan getirmek adına Ant Man‘ı yapmışlar ve diğer filmleri biraz daha geç zamana erteleyerek beklentiyi yükseltmişler bence.

Diğer filmlerde karakterin nasıl bir şey olacağını bilmezken bu filmde o kadar bariz bir şekilde filmin ilk saniyesinden ne olacağını, nasıl olacağını biliyorsun ki filmin hiç tadı kalmıyor. Adı üstünde Ant Man, bu adam bir karınca kadar küçük bir karakter olacak.

Filmin içerisine Avengers falan katarak biraz yukarı çekmeye çalışmışlar ama bence o da olmamış. Tek hoşuma giden nokta karıncaları ve diğer böcekleri de işin içine katarak kurguyu çok güzel yapmışlar, onun dışında da pek sevdiğim bir noktası yoktu açıkcası.

Marvel’in filmleri her zaman güzel olacak diye bir şey yok ama izlemek istiyorsanız sırf Marvel adı hatrına izleyin derim. Thor, Ironman gibi falan üst düzey bir beklentiyle izlemeyin filmi, o kadar kaliteli bir yapım değil.

2018 yılında Ant Man’ın ikinci filminin de yayınlanacağını söyleyeyim de ona göre bir beklentiyle izleyin.

Hisarlar – Teknik Gezi

IEEE‘den daha önce bahsetmiştim. IEEE içerisinde yer alan teknik gezilerimiz Hisarlar tarım makinaları ve kabin üretim fabrikası ile başladı. Gezi boyunca yanımızda yer alan yetkililer bize fabrikanın tarihi, ürettikleri, üretecekleri hakkında çeşitli bilgiler verdiler.

Hisarlar fabrikası, Bozüyük yolu üzerinde olan bir üretim ve ar-ge tesisi. Türkiye’deki 3, Eskişehir’deki 1. Ar-ge tesisine sahip şirket. Şirket 1974 yılında Fazlı Türker tarafından bir kaporta tamir atölyesi olarak kurulmuş. Bir aile şirketi olarak, büyüyerek bugüne gelmişler. Sloganları,”Üretmek Sanattır” benim son derece hoşuma giden bir slogan oldu.

Tarım makinaları ve kabin üretim tesisi dedik ama bu sadece bu işi yaptıkları anlamına da gelmesin. Hisarlar, %85’i Türk üretimi olan ilk 4×4 arazi aracı TURKAR‘ı yapan şirket. TURKAR‘ı buradan uzun uzun anlatırsam okumayı bırakırsınız, çünkü yaptığı işler 3-5 kelimeyle anlatılacak işler değil. Aracı bizim denememize izin verilmedi ama dışardan görüldüğü ve anlatıldığı kadarıyla oldukça güçlü, yaklaşık 300 farklı sektörde kullanabilecek şekilde modifiye edilebilen bir araç. TURKAR hakkında daha ayrıntılı bilgi için web sitesini ziyaret edip hayran hayran videolarını izleyebilirsiniz.

TURKAR dışında, bir elektrikli araç projesi mevcut ama yanlış hatırlamıyorsam TUBİTAK‘la anlaşılamadığı için şuan askıya alınmış durumda. Önümüzdeki yıllarda bu projenin de hayata geçirileceğine inanıyorum.

Resim çekmemize izin verilmedi ama Hisarlar tarafından çekilen resimlerimizden elimize ulaşanları paylaşacağım.

Bizim yanımızda eşlik eden yetkililer ve görüştüğümüz mühendisler bize ellerinden geldiği kadar bilgi vermeye ve sorularımızı yanıtlamaya çalıştılar, hepsine çok teşekkür ediyorum.

Son sözüm o yetkiliye..

Ne olurdu bi tur TURKAR’a bindirseydin?