İYTE Roboleague Yarışması’na katıldık

Burdan – Eskişehir – kalkıp otostopla İzmir’e giderek, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE)’de düzenlenen Roboleague yarışmasına Rob Stark ekibi olarak katılarak robot yapmaya çalıştık. (Bir sonraki yazımda İzmir otostobu maceramızı okuyabilirsiniz.) Katıldığımız kategori “Tasarla, Yap, Yarıştır” kategorisiydi. Bu kategoride, size verilen parçalarla tasarımlar yaparak, size verilen parkur ve görevleri tamamlamanız gerekiyor. Bizim kategorimiz 24 saat sürüyordu. Sizi 24 saat boyunca ekibinizle birlikte bir sınıfta tutuyorlar ve projenize odaklı çalışıyorsunuz. Giriş çıkış serbest, eğer rahat bir yer bulabilirseniz uyumak serbest, hiçbir koşul yok, tek yapmanız gereken o robotu bitirmek.

Ama keşke burda yazdığım kadar kolay olsaydı. Daha önce yıllardır gelen ekipler tasarım için verilen K’nex malzemeleri ile çatır çatır bir şeyler yapmaya başladılar, hatta yanımızdaki ekip yarım saatte arabanın taslağını bitirdi ama biz 2. saatin sonunda üçüncü boyuta çıkmayı yeni başarmıştık. Bu bizim için oldukça bir eksi oldu. Bunun yanında ağırlığı çok güzel ve dengeli dağıtmanız gerekli, verilen parçaların ağırlıkları oldukça fazla ve sizin bunları 2 teker üzerinde hareket ettirmeniz gerekiyor.

Kısıtlı parçalarla kabataslak bir araç oluşturduk, geldi sıra elektronik sistemine. Arduino kullanarak yapılması gerekiyordu, elimizdeki parçalarla sistemimizi yazdık, sistem sıkıntısızdı ama atladığımız bir nokta varmış ve sensörlerin aralığını tam olarak güzel ayarlayamamışız. Bu mekaniksel hatadan dolayı bizim araç kendi kafasına göre hareket ediyordu, parkuru arada bir tamamlıyor arada bir tamamlamıyordu. Anlayacağınız birazcık elimizde patlamıştı.

Bizim zaten oraya gitme amacımız, yarışma ortamını görmek, yeni insanlarla tanışmak, onlarla bilgi paylaşımı yapmak, bizim ilgilendiğimiz alanda çalışan insanlarla muhabbet etmek, kısacası bir şeyler öğrenmekti. Bunu fazlasıyla yaptığımızı düşünüyorum. Her ne kadar elemelere katılmayıp yarışmadan çekilmiş olsak da çok güzel bir yarışma heyecanı geçirdik. Orada 24 saatte diğer ekiplerle ve İYTE‘nin bizim oda için görevlendirdiği Oğuz‘la çok güzel bir samimiyet kurduk.

Yarışmadan ayrıldıktan sonra da yine bir otostopla İzmir’e dönerek orada arkadaşlarımızla vakit geçirdik ve gecesinde tekrar geri döndük.

ODTU – Yeni Fikirler Yeni İşler (YFYI) ’16

ODTU‘de 2005 yılından beri her sene düzenlenmekte olan Yeni Fikirler Yeni İşler (YFYI) etkinliğine bu sene gitmeyi çok istiyordum, etkinliği IEEE ODTU’nün organize ettiğini duyunca kesin gidiyorum dedim ve kulüple birlikte sabahın 4’ünde yola düştük.

ODTU’nün ayazında üşüdükten sonra güzel bir kahvaltı yaptık ardından Kongre ve Kültür Merkezi’nde beklemeye başladık. O sırada eşantiyonlarımızı aldık. Eşantiyonlar içerisinden bir tane sticker, bir tane poster şeklinde güzel söz ve bir tane de Cardboard çıktı. Oldukça basit ve güzel düşünülmüş üç hediyeydi diyebilirim.

Etkinlik ilk olarak saat 12’ye kadar yarışan projelerin sunumları ile başladı ve hepsini dinledik. T-IDEA kapsamında ilgimi en çok çeken projeler;

  • Otsimo – otistik çocuklarla ilgili bir proje
  • IsıTeks – doğru akımla ısınabilen nanoteknolojik bir tekstil maddesi
  • TemPerfect – ince film ile ısınan bir cam teknolojisi
  • GBlock – depolarda oluşan karmaşa için robotik bir çözüm

T-IDEA kapsamındaki tüm projeleri bu adresten inceleyebilirsiniz.

T-START kapsamında ilgimi çeken projeler;

  • Diploid – biyolojik yollarla ısı yalıtım maddesi üretimi yapılan bir proje
  • Limatek – tıpda denge sorunlarını tespit etmek için geliştirilmiş bir robotik cihaz
  • Momentum – Karayel isimli özgün tasarımlı, güzel düşünülmüş bir rüzgar tribünü

T-START kapsamındaki tüm projeleri bu adresten inceleyebilirsiniz.

Benim ilgimi bu projeler çekti ve bunları daha dikkatli dinledim diyebilirim. Hepsinin stantlarını fuaye alanında gezdiğim için çıkacak projeler hakkında az çok – okuduğum kadarıyla – bilgim vardı.

Halk oylamasını bitirdikten sonra sıra geldi sponsorların vereceği ödüllere. Bu kısımda sahneye adeta ödül yağdı. Neredeyse katılan projelerin yarısı Amerika Kampı kazandı. Bunun dışında IsıTeks – yanlış saymadıysam – 175.000 TL ödül kazandı, onun dışında bir kaç farklı proje daha yüksek meblağlar kazandı. Ama oradaki tüm projeler biliyorlar ki önemli olan o sahneye çıkabilmekti, önlerinde daha projelerine yatırım bulabilmek için oldukça uzun bir süreç var, pes etmeyip yollarına devam edenler bir şekilde ihtiyaçları olan parayı bulacaktır.

Biz ekip olarak bu yarışmada oldukça eğlendik, bilgilendik ve heveslendik. Özellikle bir kaç arkadaşım ile birlikte “Biz de bir şeyler yapmalıyız ve mezun olduktan sonra kesinlikle bu yarışmaya katılmalıyız.” dedik. (Mezunluk şartı aranıyor) Umarım biz de ilerde bu hedefimizi gerçekleştiririz.

Yarışma bittikten sonra sunucu Metin Uca’yı trolledik ve sonra da Bahçelievler’e gidip biraz serbest vakitimizi harcadık. Ardından akşam 8 gibi tekrar yola çıkarak Eskişehir’e döndük.

Benim için oldukça verimli ve bilgilendirici bir etkinlikti, kesinlikle önümüzdeki senelerde de gelmeye çalışacağım. Ayrıca fuaye alanı muazzamdı. Yiyecekler çok güzeldi ve ben onlardan güzel güzel yedim, ellerine sağlık yapanların.

Eğer vakit ayırabilirseniz seneye kesinlikle gelmenizi tavsiye ederim.

Bu Aralar Nasıl Gidiyor?

Güzel bir başlık oldu çünkü uzun zamandır yazamıyorum, bu yazıda biraz hayatın nasıl gittiğinden bahsedip gideceğim, yakın zamanda tekrar geri döneceğim. Aklımdaki 1-2 projeyi tanıtmakla ve gezilerle başlayacağım tekrar yazmaya.

Yaz tatili bitti ve okul başladı. Yaz boyunca Eskişehir’de çeşitli çalışmalar yapmıştık, şimdi sıra onların meyvelerini yemeye geldi. Okulda, insanları biraz daha şevklendirebilmek için IoT (Internet of Things) grubu adı altına bir küçük ekip oluşturduk ve bu ekip içerisine hızlı bir Arduino eğitimi vermeye başlayarak işimize başladık. Asıl amacımız, gelen insanların Arduino üzerinden neler yapabileceğini görüp, bunları pratik olarak – hobi şeklinde – kendi başlarına gerçekleştirmelerini sağlamak. İlk vizelere kadar, bir set üzerinden devam ettiğimiz Arduino eğitimimizi bitirip vizeden sonra kablosuz haberleşme modülleri üzerine yoğunlaşmayı planlıyoruz.

Kavramları bilenler, işin bu kadar basit olmadığını düşüneceklerdir ama benim ve arkadaşlarımın işi, sıfırdan bir şey geliştirmek değil şu an için. Daha ziyade, bize katılan insanların biraz daha bir şeylerle ilgilenmesi, fikir sahibi olması, proje geliştirmesi. Çünkü üniversitemizde bunun açığını ben ve arkadaşlarım ciddi şekilde hissediyoruz. Her ne kadar mesleki – teorik – bilgiyi bize çok güzel aktarsalar da pratik bilgide sınıfta kalarak biraz eksik bir durumda kalıyorlar. Biz kendi çapımızda, bir nebze de olsun birilerine bir şey katmak için böyle bir çalışma içine girdik. Belki bizim başlattığımız bir kıvılcımın üzerine, bize katılan kişiler bir şeyler katarak ilerde çok daha büyük bir proje ile hayatlarına devam ederler, ve bu da bizi çok mutlu eder.

Onun dışında, 2. sınıf dersleri zormuş. Diyorlardı da inanmıyorduk ama daha hafif hafif başlamasına rağmen güzel güzel zorladı beni. Daha çok çalışmak gerekecek.

Yukarda bahsettiğim gibi yakın zaman da hayata geçirmek istediğim 2 projem var. Birisinin altyapısı bitti ancak maddi kaynak arayışı içindeyiz, diğer için ise biraz daha vakit var gibi. Çünkü sıfırdan öğrenmem gereken şeyler içeriyor ve ben çok vakit ayıramıyorum ona.

Hakan (Ev arkadaşlarımdan biri), eve abisinin eski televizyonunu getirdi ve ev çok farklı bir hal aldı o televizyon sayesinde. Bi de üstüne bugün Lig TV bağlattık, artık tadından yenmez o televizyon, salon farklı bir boyut aldı. Maçlar 5 TL, yiyeceğinizi, çerezinizi kendiniz getiriyorsunuz, çaylar müesseseden.

Son olarak haftaya 15 Ekim’den YFYİ için Ankara’ya, 22-23 Ekim’de ise İzmir’e Roboleague’e gitme planım var. İnşallah oralardan da edindiğim tecrübeler hakkında birer yazı yazacağım.

Ha bu arada yengenizle de aramız çok çok iyi, Allah bozmasın. Şimdi ona “Selamın var mı?” diye sordum, “Var ama kime?” dedi, söylemedim diye trip yiyorum ama olsun, size çok selamı var yani 🙂