Bursa Gezmesi ’17

Geçtiğimiz hafta sonu küçük bir Bursa gezimiz oldu. Ama bu sefer işin içinde otostop yok, başlığa da dikkat etmişsinizdir, sadece gezmeye gittik bu sefer, macera aramadan. Ben daha önce lisedeyken bir gezi ile Bursa’ya gelmiştim ama sadece Ulucami’yi gezip, iskender yiyip ayrılmıştık şehirden, o yüzden hiçbir yerini bilmiyordum.

8 erkek, 2 arabaya atladık ve düştük Bursa yoluna, 1.5 saatlik bir yolculuktan sonra önce Cumalıkızık köyüne giderek oradaki tarihi evleri gördük. 700 senelik olduğu iddia edilen bir evin içerisini gezdik ve Cin Aralığı denilen bir yerden geçtik. Cumalıkızık, Eskişehir Odunpazarı‘nın aynısı diyebilirim, sadece yapılar daha doğal gibi, köyün yollarına bile dokunulmamış, hala eski taşlardan.

2. istikametimiz şehir merkezi oldu. Tabiki öncelikle Ulucami’ye gittik ve o güzel yapıyı tekrardan gördüm. Ardından saat 2 olmasına rağmen iskender ile kahvaltımızı yaptık. Karnımızı doyurduktan sonra ise Teleferik denen yere gidip binmek istedik ama navigasyon bizi önce Tarihi Çınar‘a götürdü, oraya kadar çıkmışken de Uludağ‘a da çıkıp bir bakalım dedik. Uludağ yolu aşırı derece sisliydi, yavaş yavaş çıktık dağa. Muazzam bir kar manzarasına karşı fotoğraf çektirdik. Arabadan inip fotoğraf çekinip tekrar binmemiz 20 dakika falan almıştır. Hazırlıksız geldiğimiz için kar yağışı başlayınca dönüş yolunda sıkıntı olmasın diye apar topar hemen geri aşağıya indik. Yani adeta Uludağ’dan ateş aldık. Merkeze geri indiğimizde ise yine navigasyonun azizliğine uğrayarak değişik yerlere gittik ve biraz şehir içinde kaybolduktan sonra geri dönelim dedik.

Dönüş yolunda da İnegöl‘de o ‘meşhur’ köftelerinden tadalım dedik. Fiyat/Performans açısından benim beklediğim gibi değildi açıkçası ama tadı güzeldi. Oradan da ayrıldıktan sonra sakin sakin tekrar Eskişehir’e döndük.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.