MIT: App Inventor

Artık elektroniğe biraz daha yönelmemden dolayı bazı şeylere ihtiyacım oldu. Bunlar arasında – özellikle kablosuz haberleşme için – mobil uygulamalar da yer alıyordu. Şuan sıfırdan bir Android uygulama yazma için bilgim olmadığı için hazır olarak uygulama oluşturmama yardımcı olacak araçlar arayışına girdim. MIT: App Inventor ile karşılaştım.

Önce, App Inventor hakkında internetteki yorumları okuyunca biraz şaşırdım ve çok basit olduğunu düşündüm. Çünkü o yorumlar arasında, “Çocuklar bile yapabilir. Sürükle-bırak ile istediğiniz uygulamayı yazabiliyorsunuz. Hiç kod bilginiz olmasına gerek yok.” gibi yorumlar görmüştüm. Bu aslında bende hem merak uyandırdı hem de uygulamadan uzaklaştırdı ama merakım daha ağır bastı ve araştırıp öğrenmeye karar verdim.

Yorumlarda bahsedildiği gibi sürükle bırak yöntemiyle uygulamanızı tasarlayıp programlıyorsunuz. Ama öyle hiç programlama bilmeden de yapılabilecek bir şey değil. En basitinden kod bloklarının ne işe yaradığını bilmeniz gerekiyor. Ama eğer programalama mantığına hakimseniz gerçekten de tek bir kod yazmadan sadece sürükle bırak ile uygulamanızı oluşturuyorsunuz.

Ben şuan için başlangıç seviyesinde sayılırım, kendimi geliştiriyorum. Çok yakın zamanda oluşturacağım uygulama ile telefonum ile yaptığımız arabayı kontrol etmeyi planlıyorum. Uygulamayı yaptıktan sonra buradan paylaşacağım.

Şuan Bluetooth ile ilk kontrolümü gerçekleştirdim. Uygulamaya aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. Uygulamayı HC-06 modülü ile birlikte kullanıyorum. Uygulama içerisinden modüle bağlanıp led yakıp söndürüyorsunuz. Oldukça basit, başlangıç seviyesi bir uygulama ama oldukça kullanışlı olduğunu söyleyebilirim. Bunu yakın zaman içerisinde geliştireceğim.

App Inventor – Bluetooth ile Led Yakma

Telefonsuz Geçen 26 Gün

Artık hayatı mobil olarak takip etmeye alışmışken HTC One‘ımda ufak bir telefon sorunu yaşadım. Aslında sorunum şarjının doğru gösterilmemesiydi. %40’da kapanıyordu telefon. Bunun için garantiye göndermek istiyordum. Garanti 8 Mayıs’ta bitecekti ve ben 7 Mayıs (Cumartesi) günü Turkcell‘e giderek garanti işlemlerini yaptırdım. Bana işleme girmeme ihtimalinin olduğunu söylediler, sebebi de cumartesi günü verilen kargo servisin eline pazartesi günü ulaşacağı için garanti kapsamı dışında olarak kabul edilebilir dediler. Ben de bu riski göze alarak gönderdim.

Ben bu süre içerisinde hattımı 1100 benzeri bir telefona takarak kullanmaya devam ettim. Artık tüm hesaplarımız senkronize olduğu için SIM kart üzerinde de hiç numara tutmuyorum, bu yüzden hiçbir numarayı da telefondan göremedim, birisini aramak istediğim zaman bilgisayar üzerinden Google Contacts‘e girip oradan numarayı bulup arıyordum. Garantiye gönderdikten 3 gün sonra telefonuma “Telefonunuz garanti kapsamı dışıdır, sorunun çözülmesi için gereken ücret 172 TL’dir.” mesajı geldi. Telefonu elimden çıkartmaya çalışsam, zaten piyasa değeri 700 TL civarı. Bu yüzden sadece şarj sorunu için de o kadar para vermedim ve geri göndermelerini istedim. Telefon geldikten sonra, artık garanti kapsamı dışı da olduğu için içerisine ROM atmaya karar verdim. Her işlemi doğru yaparken bir yerde yanlış bir tuşa basmamla içerisindeki Android işletim sisteminin silinmesi bir oldu. Evet, Android silindi, içindeki ROM değil Android. Sistem dosyalarında Android’e ait hiçbir ibare göremedim. Uzun bir süre uğraştıktan sonra artık işi bilen birilerine bırakmaya karar verdim.

Arkadaşımın abisi Ankara’da telefon işleri yapıyor, rica ettim ve ona ilettik telefonu. 3-4 gün sonra, sağolsun oldukça düşük bir ücrete sorunumu çözdü ve telefon elime ulaştı. Ama telefonu gönderirken SIM kart yuvasını unutmuş ve 4-5 gündür sadece sosyal medya için kullanabiliyorum telefonumu. Ama elimde olması bile güzel bir şey.

Telefonumun sağlam bir şekilde kullanabilmem için geçen 26 günde sosyal medyadan oldukça uzak kaldım. Özellikle Instagram ve Snapchat‘ten. Instagram’ı bilgisayardan takip etmek – bence – olduça zor ve kullanışsız, o yüzden 1-2 gün takip ettikten sonra bıraktım takip etmeyi. Twitter ve Facebook‘u da bilgisayar üzerinden takip edebildiğim kadar takip edebildim. Bu süre zarfında maillerimi aksattım. Çünkü daha öncesinde mailler direk telefonuma geliyordu ve direk görüp, yanıtlıyordum. Bilgisayarda biraz bocaladım. Ama şuan telefonum elimde ve 1-2 gün içerisinde de SIM kart yuvası elimde olacak ve artık tek telefon kullanmaya başlayacağım.

Günümüzde sosyal medyanın o kadar içine girmişiz ki, telefonsuz günlerimde hayatımda boşluklar hissettim. Ama bu ilgilendiğim şeylere biraz daha odaklanmamı sağladı.

Son olarak, siz siz olun şu dönemde telefonunuzu bozmadan önce 2 kez düşünün.