Bu Aralar Nasıl Gidiyor?

Güzel bir başlık oldu çünkü uzun zamandır yazamıyorum, bu yazıda biraz hayatın nasıl gittiğinden bahsedip gideceğim, yakın zamanda tekrar geri döneceğim. Aklımdaki 1-2 projeyi tanıtmakla ve gezilerle başlayacağım tekrar yazmaya.

Yaz tatili bitti ve okul başladı. Yaz boyunca Eskişehir’de çeşitli çalışmalar yapmıştık, şimdi sıra onların meyvelerini yemeye geldi. Okulda, insanları biraz daha şevklendirebilmek için IoT (Internet of Things) grubu adı altına bir küçük ekip oluşturduk ve bu ekip içerisine hızlı bir Arduino eğitimi vermeye başlayarak işimize başladık. Asıl amacımız, gelen insanların Arduino üzerinden neler yapabileceğini görüp, bunları pratik olarak – hobi şeklinde – kendi başlarına gerçekleştirmelerini sağlamak. İlk vizelere kadar, bir set üzerinden devam ettiğimiz Arduino eğitimimizi bitirip vizeden sonra kablosuz haberleşme modülleri üzerine yoğunlaşmayı planlıyoruz.

Kavramları bilenler, işin bu kadar basit olmadığını düşüneceklerdir ama benim ve arkadaşlarımın işi, sıfırdan bir şey geliştirmek değil şu an için. Daha ziyade, bize katılan insanların biraz daha bir şeylerle ilgilenmesi, fikir sahibi olması, proje geliştirmesi. Çünkü üniversitemizde bunun açığını ben ve arkadaşlarım ciddi şekilde hissediyoruz. Her ne kadar mesleki – teorik – bilgiyi bize çok güzel aktarsalar da pratik bilgide sınıfta kalarak biraz eksik bir durumda kalıyorlar. Biz kendi çapımızda, bir nebze de olsun birilerine bir şey katmak için böyle bir çalışma içine girdik. Belki bizim başlattığımız bir kıvılcımın üzerine, bize katılan kişiler bir şeyler katarak ilerde çok daha büyük bir proje ile hayatlarına devam ederler, ve bu da bizi çok mutlu eder.

Onun dışında, 2. sınıf dersleri zormuş. Diyorlardı da inanmıyorduk ama daha hafif hafif başlamasına rağmen güzel güzel zorladı beni. Daha çok çalışmak gerekecek.

Yukarda bahsettiğim gibi yakın zaman da hayata geçirmek istediğim 2 projem var. Birisinin altyapısı bitti ancak maddi kaynak arayışı içindeyiz, diğer için ise biraz daha vakit var gibi. Çünkü sıfırdan öğrenmem gereken şeyler içeriyor ve ben çok vakit ayıramıyorum ona.

Hakan (Ev arkadaşlarımdan biri), eve abisinin eski televizyonunu getirdi ve ev çok farklı bir hal aldı o televizyon sayesinde. Bi de üstüne bugün Lig TV bağlattık, artık tadından yenmez o televizyon, salon farklı bir boyut aldı. Maçlar 5 TL, yiyeceğinizi, çerezinizi kendiniz getiriyorsunuz, çaylar müesseseden.

Son olarak haftaya 15 Ekim’den YFYİ için Ankara’ya, 22-23 Ekim’de ise İzmir’e Roboleague’e gitme planım var. İnşallah oralardan da edindiğim tecrübeler hakkında birer yazı yazacağım.

Ha bu arada yengenizle de aramız çok çok iyi, Allah bozmasın. Şimdi ona “Selamın var mı?” diye sordum, “Var ama kime?” dedi, söylemedim diye trip yiyorum ama olsun, size çok selamı var yani 🙂