herenkeskin.com

Bence

Bu Aralar Nasıl Gidiyor?

Güzel bir başlık oldu çünkü uzun zamandır yazamıyorum, bu yazıda biraz hayatın nasıl gittiğinden bahsedip gideceğim, yakın zamanda tekrar geri döneceğim. Aklımdaki 1-2 projeyi tanıtmakla ve gezilerle başlayacağım tekrar yazmaya.

Yaz tatili bitti ve okul başladı. Yaz boyunca Eskişehir’de çeşitli çalışmalar yapmıştık, şimdi sıra onların meyvelerini yemeye geldi. Okulda, insanları biraz daha şevklendirebilmek için IoT (Internet of Things) grubu adı altına bir küçük ekip oluşturduk ve bu ekip içerisine hızlı bir Arduino eğitimi vermeye başlayarak işimize başladık. Asıl amacımız, gelen insanların Arduino üzerinden neler yapabileceğini görüp, bunları pratik olarak – hobi şeklinde – kendi başlarına gerçekleştirmelerini sağlamak. İlk vizelere kadar, bir set üzerinden devam ettiğimiz Arduino eğitimimizi bitirip vizeden sonra kablosuz haberleşme modülleri üzerine yoğunlaşmayı planlıyoruz.

Devamını oku..

Academic Writing – 3 Boyutlu Yazıcı Nedir?

Bu dönem aldığım derslerden birisi olan Academic Writing için konu seçme aşamasında iken, ben pek fazla zorlanmamak adına ve biraz da bildiğim ve ilgimi çeken bir konu olması açısından 3 boyutlu yazıcıları tercih ettim.

Yazıyı yazarken, derslerde anlatılan adımları kullanmaya dikkat ettim. İnternet üzerinde daha önce yazılmış olan onlarca makaleyi okuyarak kendime küçük taslaklar hazırlayarak ilerledim. Yazım aşamasında çok zorlandım, çünkü konu olarak çok kapsamlı bir konuydu ve nereye çekseniz oraya gidebilecek bir konu yoğunluğuna sahipti. Sayfa sınırlaması olduğu için yazdığım çoğu şeyi tekrar silmek zorunda kaldım ve kısalta kısalta 6 sayfa haline getirebildim. Kısaltmam gerektiği için içerik olarak çok eksik kaldı. Yazmam gerekenler arasından en önemli olarak gördüğüm şeyleri yazmaya çalıştım. Oldukça amatör bir yazı olduğunu da söylemek istiyorum.

Devamını oku..

Telefonsuz Geçen 26 Gün

Artık hayatı mobil olarak takip etmeye alışmışken HTC One‘ımda ufak bir telefon sorunu yaşadım. Aslında sorunum şarjının doğru gösterilmemesiydi. %40’da kapanıyordu telefon. Bunun için garantiye göndermek istiyordum. Garanti 8 Mayıs’ta bitecekti ve ben 7 Mayıs (Cumartesi) günü Turkcell‘e giderek garanti işlemlerini yaptırdım. Bana işleme girmeme ihtimalinin olduğunu söylediler, sebebi de cumartesi günü verilen kargo servisin eline pazartesi günü ulaşacağı için garanti kapsamı dışında olarak kabul edilebilir dediler. Ben de bu riski göze alarak gönderdim.

Ben bu süre içerisinde hattımı 1100 benzeri bir telefona takarak kullanmaya devam ettim. Artık tüm hesaplarımız senkronize olduğu için SIM kart üzerinde de hiç numara tutmuyorum, bu yüzden hiçbir numarayı da telefondan göremedim, birisini aramak istediğim zaman bilgisayar üzerinden Google Contacts‘e girip oradan numarayı bulup arıyordum. Garantiye gönderdikten 3 gün sonra telefonuma “Telefonunuz garanti kapsamı dışıdır, sorunun çözülmesi için gereken ücret 172 TL’dir.” mesajı geldi. Telefonu elimden çıkartmaya çalışsam, zaten piyasa değeri 700 TL civarı. Bu yüzden sadece şarj sorunu için de o kadar para vermedim ve geri göndermelerini istedim. Telefon geldikten sonra, artık garanti kapsamı dışı da olduğu için içerisine ROM atmaya karar verdim. Her işlemi doğru yaparken bir yerde yanlış bir tuşa basmamla içerisindeki Android işletim sisteminin silinmesi bir oldu. Evet, Android silindi, içindeki ROM değil Android. Sistem dosyalarında Android’e ait hiçbir ibare göremedim. Uzun bir süre uğraştıktan sonra artık işi bilen birilerine bırakmaya karar verdim.

Devamını oku..

Projemiz: 3 Boyutlu Yazıcı

Bir kaç yazı önce bahsettiğim projemiz vardı ya, işte biz onu bitirip proje sergimize katıldık.

Okulumuzda Introduction to Electric and Electronic dersi kapsamında ilk dönem tamamladığımız projelerimizi 2. dönem başında sergileyecektik. Bizim projemiz olan “Otomatik Parkeden Araba“yı yapmıştım ama bazı sorunlar nedeniyle ben geri bozdum ve sergiye onunla değil, 3 Boyutlu Yazıcı ile katıldık.

Devamını oku..

2016 Yılı Hedeflerim

Eveeeet, yeni bir yıla girdik ve her sene olduğu gibi bu sene de yeni yıldan beklentiler içindeyiz. Kimimiz ev, araba, kimimiz başarı, kimimiz güzel bir iş istiyor. Benim de isteklerim var ama isteklerimizi yapabilmemiz için önce bir şeyleri hedefleyerek onlara ulaşmaya çalışmalıyız. Ben de bundan sonra her yıl kendime yıl içi hedefler belirleyip, sene sonunda geriye dönüp baktığımda hangi hedeflerimi gerçekleştirmişim, hangilerini gerçekleştirmeye yaklaşamamışım bile, onları kontrol edeceğim ve kendimi bu şekilde motive etmeye çalışacağım.

2016 yılı için hedeflerim:

Devamını oku..

Ama bi sor neden yazmıyorum?

Yazacağım ama yazamıyorum. 1-2 konu birikti ama konular tam bir sonuca ulaşmadan yazmak istemiyorum. Mesela bir önceki yazıda bir araba projem olduğunu söylemiştim. Araba tamam, çalışıyor, gidiyor ama ufak tefek 1-2 sıkıntısı var şuan, bazen temassızlık yapıyor, o sorunu da hallettikten sonra da yazmayacağım onun yazısını, arabayı geliştirmek için farklı bir kaç şey düşünüyorum, onları da tamamladıktan sonra yazacağım ve çok da güzel bir yazı olacağını düşünüyorum.

İkincil nedenimse, bu aralar birkaç kulübe girdim ve onların toplantı-yemeği falan oluyor, e bi de okul var. Eve yorgun argın gelip dinlenecekken çat bir telefon ve kendimi dışarda buluyorum. Bi de TUBİTAK tarafından desteklenen bir girişimcilik programına dahil oldum ve orada eğitimler almaya başladım. Eğitimler pazartesi ve salı günleri saat 9’da olunca insan uyanıp gitmek için erken yatıyor. Bir sebep olarak da bu gösterilebilir. Ama kafamda 3-4 yazı fikri var, eğer bir fırsat bulursam onları mutlaka yazacağım ama ne zaman yazarım orasını bilmiyorum. Hatta yazıları eğer seri bir şekilde yazarsam belki bu yazıyı kaldırabilirim bile.

Devamını oku..

Yeni, yeni ve yine yeni

Bu aralar oldukça fazla yeni şey oldu. Yeni ev, yeni bölüm, yeni arkadaşlar, yeni bilgisayar, yeni proje ve belki de yeni iş. Hepsinden azar azar değinerek yazıyı tamamlayacağım.

İlk önce yeni ev maceramdan bahsedeyim. Yeni eve çıkmak hem çok zor hem de çok keyifli bir işmiş. Eve üç arkadaş çıktık. Evi ramazan bayramından sonra tutmuştuk, eylülün ilk haftası da abonelik işlerini, eşyaları ayarlamak için okullar açılmadan 1 hafta önce geldik ve işlere başladık. Abonelik işleri, biraz da aksaklıkla tam 1 günde bitti allahtan. Geldik en tatlı, en civcivli kısım eşyalara. Ben odamı Eskişehir Kelepir sayfasından bulduğum eşyalarla, en temiz şekilde ikinci el olarak düzdüm ama diğer arkadaşlarım bazı eşyalarını sıfır bazılarını benle aynı şekilde aldılar. Ama eşyayı nasıl aldığın önemli değil nasıl taşıdığınmış önemli olan. Ben eşyaları parça parça bir yerlerden aldığım için bir nakliye tutup da taşıtamadım, her eşya için de nakliyeye para vermeye güç yetmez zaten. O yüzden hepsini elimizde taşıdık. Böyle böyle taşıya taşıya cuma günü akşam evimizde 1-2 ufak tefek eksik haricinde eksik eşya kalmamıştı, her şeyiyle tamamdı evimiz. Çok tatlı, oldukça yorucu ama bir o kadar da zevkli bir işti açıkcası.

Devamını oku..

13 Sayısının Uğuru

Herkes uğursuz sayı olarak bilse de 13 benim uğurlu sayımdır. Aslında ben bunu, benim uydurduğum bir uğurlu sayı olarak değil de hayatın bana “Bak, sen ne işle uğraşsan 13 sayısıyla karşılaşıyorsun” deme şekli olarak görüyorum.

Aklınıza gelebilecek her türlü işte benim karşıma hep 13 sayısı çıkmıştır (veya katları). Karşıma çıkan yerleri buraya çok detaylı bir şekilde yazmayı planlıyordum aslında ama şuan klavyenin başına geçince tüm hepsini unuttum. Ama en basitinden okul sıra numaram, telefon numaramın içerisindeki hanelerin toplamı, üniversite tercihimin sıralaması gibi uzayıp giden ve aklınıza gelebilecek her yerde, her sıralama işleminde benim karşıma hep 13 sayısı çıkmıştır.

Devamını oku..

Otostop Çekmenin Altın Kuralları

Otostop’u devamlı olarak kullanan birisi olarak artık bu yazıyı yazma gereği duydum. Büyük şehirlerde nasıl işliyor bilmiyorum ama küçük şehirde oldukça güvenli bir şekilde yolculuk yapabiliyorsunuz.

Benim otostop çekmemdeki en büyük sebeplerden birisi dolmuş saatlerinin çok ters olması ve evimin altından geçen yolun sağ tarafının direk çarşıya, sol tarafının da direk İskenderun yoluna çıkıyor olması.

Devamını oku..

Üniversitede İlk Yıl – Hazırlık

Eğer daha önceden yazılarımı okuduysanız az çok neler yaptığımı, nerelere gittiğimi falan görmüşsünüzdür ama bu yazı altında hepsini toplayıp, biraz da okul yaşantısı hakkında şeyler yazarak hazırlık yılımı tamamlayacağım.

Hazırlık denilen şeyin lise 5’den hiçbir farkı yok. Sınıf ortamı, kişi sayısı, arkadaşlıklar, devamsızlık, not sistemi… Her şey lisenin aynısı, o yüzden direk liseden gelen birisi hiç zorluk çekmeyecektir. Haliyle, tüm yıl bölümünüzün dili ne ise ona yönelik dersi alıyorsunuz, benim İngilizce idi. Benim kendi düşüncem, bize hazırlıkta verilen eğitimin hayatımıza fazla bir katkısı yok. Bölüm İngilizcesi görmedik, sadece kitaba yönelik eğitim verildi. Speaking, listening, writing bunlar zaten ortak olan şeyler ama grammer’e verilen ağırlığın yarısı speaking’e ve ya listening’e verilseydi eminimki şuan öğrendiğimin en az 2-3 katı şey öğrenirdim. Neyse, sistemi eleştirip de düzeltecek halimiz yok, yıllardır böyle gelmiş ve geri kafalı yöneticiler değiştirmiyorlar bu sistemi.

Devamını oku..