cJSON ile JSON Oluşturma

Staj gördüğüm yerde geliştirdiğimiz bir proje için çeşitli cihaz ve sensörlerden alınan verinin belirli bir JSON formatına çevrilerek şirketin Bulut’una (Cloud) aktarılarak oradan düzenlendikten sonra farklı bir şekilde çekilerek görselleştirme işlemi yapmam gerekiyor.

Ben şu an için işin biraz daha başında sayılırım. Ama 3 gündür üzerinde çalıştığım C dili üzerinde verileri JSON formatına çevirme kütüphanelerinden birisi olan cJSON ile yaptığım çalışmayı sizinle paylaşmak istedim. Kütüphane, DaveGamble isimli Github kullanıcısı tarafından paylaşılmış. Dokümantasyonu içerisinde neredeyse her şeye yanıt veriyor. Yanıt vermediği şeyleri de cJSON.h içerisinden rahatlıkla bulduğumu söylemek istiyorum.

Öncelikle yapacağımız işlem için birden fazla cihazımız olacak, bu cihazlara bağlı birden fazla sensörler olacak ve bu sensörler bize veri gönderecek. Genel yapımız bu şekilde olacak.

İlk olarak gerekli kütüphaneleri dahil ederek başlıyoruz. <stdio.h> kütüphanesi standart giriş ve çıkışlar sağladığımız kütüphanemiz, <conio.h> kütüphanesi DOS destekli giriş çıkışları sağladığımız kütüphanemiz (biz sadece getch(); fonksiyonu ile işlem bittiğinden klavyeden bir tuşa basılmadıkça ekranın kapanmamasını sağlamak için kullanıyoruz.), <time.h> rastgele değerler üretirken, bu değerlerin programı çalıştırdığımız andaki zamana bağlı olarak değişmesi için kullanıyoruz ve son olarak <cJSON.h> bizim JSON olayımızı gerçekleştireceğimiz kütüphanemiz.

https://gist.github.com/abeab9281903dd97e2fb2fe5d74e87de

Yukarıdaki kod bloğunu kullanarak ortaya çıkarttığım çıktı şekli ise:

Gördüğünüz üzere kodumuz çoklu cihaz ve çoklu sensör destekler halde. Bunların sayısını istediğiniz kadar artırmak sizin elinizde. Bu projeme bitbucket üzerinden de ulaşabilir ve gerekli dosya ve dokümanları indirebilirsiniz.

C ve JSON ile Cihaz Veri İstasyonu

Kütüphanenin Github adresi

Seri Haberleşme Protokolleri (UART, SPI, I2C)

Seri haberleşme için geçerli, standartlaşmış bazı senkron ve asenkron protokoller vardır. Bunlar cihazların birbiriyle veya  bir ana kontrolcüyle haberleşmesini sağlar. Yazımıza öncellikle senkron ve asenkron haberleşme hakkında bilgi vererek başlamak istiyorum.

Senkron Haberleşme Nedir?

Senkron haberleşme gerçekleştirilirken, gönderilen veri biti ve alınan veri biti birbiriyle uyum içerisinde olmalıdır. İletişimi gerçekleştirecek olan aygıtlar eş zamanlı olarak çalışmak zorundadır. Yani alıcı ve verici aynı saat (clock) üzerinde olmalıdır.

Asenkron Haberleşme  Nedir?

Asenkron haberleşme yapmak için belirli bir clock’a ihtiyaç duyulmaz. Veri herhangi bir anda iletilebilir. Belirli standartlar kullanılarak gerçekleştirilir ve Senkron haberleşmeye göre daha yavaş bir iletim olur. [1][2]

Seri Haberleşme Protokolleri - Serial Communication Protocols

Haberleşme protokolleri

Yazımız içerisinde değineceğimiz haberleşme protokolleri UART, USART, SPI ve I2C protokolleridir. Protokoller hakkında temel bilgiler, nerelerde ve ne çeşitte kullanıldığı hakkında bilgilendirme yapacağım. Embedded.com üzerinde yazılan bir yazıda haberleşme protokolleri birbirleri ile çok güzel karşılaştırılmış. [11]

UART Haberleşmesi (Universal Asynchronous Receiver Transmitter)

Adından da anlaşılacağı üzere Asenkron bir haberleşme gerçekleştiren bir yapıdır. Aslında bir protokol değildir, bir çiptir. Ama bu çip programlanabilir olduğu için belirli prokollere sahiptir. Aslında bir bilgisayarın (ya da mikrodenetleyici diyebiliriz) seri portlarını kullanarak haberleşme sağlayan bir gömülü devredir. Data tipi ve hızı değiştirilebilir, programlanabilir bir çiptir. Bizim çift taraflı olarak asenkron bir haberleşme yapmamızı sağlar. Gelen seri veriyi paralel veriye veya paralel veriyi seri veriye çevirerek iletimi gerçekleştirebilir. USART Haberleşmesi (Universal Synchronous and Asynchronous Receiver Transmitter) ise UART’ın yaptığı işin senkron haberleşme ile birlikte yapılmış halidir. Hem senkron hem de asenkron veriler iletilebilir. [3][4][5]

SPI Protokolü (Serial Peripheral Interface)

Senkron haberleşme protokollerinden bir tanesidir.  Fully duplex (eş zamanlı çift yönlü çalışabilen) olarak çalışabilir. Haberleşme gerçekleştirilecek cihazlar arasında master-slave ilişkisi vardır. Birden fazla slave cihazla haberleşme sağlanabilir. Senkron olarak çalıştığı için mutlaka bir clock sinyaline ihtiyaç duyulur. Kısa mesafeli iletimde kullanılır. [6][7][8]

I2C Protokolü (Inter-Integrated Circuit)

Senkron haberleşme protokollerinden diğer bir tanesidir. Half-duplex (yarı eş zamanlı çift yönlü çalışabilen) olarak çalışır. Yani veri iletimi çift yönlü olur ancak aynı anda hem veri gönderilip hem de alınamaz. Buna telsizleri örnek verebiliriz. Minimum bilgi alışverişi gerçektirilecek yerlerde tercih edilir. İletişim için bant genişliği oldukta düşüktür. SPI’da olduğu gibi master-slave yapısını kullanır. [9][10]

Kaynaklar:

1 – http://web.itu.edu.tr/~sgunduz/courses/mikroisl/slides/d8.pdf

2 – www.elektrikport.com/teknik-kutuphane/veri-iletimi-1-bolum-elektrikport-akademi/17252

3 – http://support.usr.com/support/s-cour/s-cour-docs/10589.htm

4 – https://en.wikipedia.org/wiki/Universal_asynchronous_receiver/transmitter

5 – https://www.slideshare.net/canezgiaydemir/uart-ve-seri-haberleme

6 – https://en.wikipedia.org/wiki/Serial_Peripheral_Interface_Bus

7 – https://learn.sparkfun.com/tutorials/serial-peripheral-interface-spi

8 – http://ramazansural.blogspot.com/2009/09/spi-nedir-nasil-calisir-spi.html

9 – https://en.wikipedia.org/wiki/I²C

10 – https://learn.sparkfun.com/tutorials/i2c

11 – http://www.embedded.com/design/connectivity/4023975/Serial-Protocols-Compared

IoT Line Fair 2017

İstanbul Teknik Üniversitesi‘nde 2015’den beri düzenlenmekte olan Internet of Things (Nesnelerin İnterneti) konulu IoT Line Fair etkinliğine katıldım.

Etkinlik İTÜ Ayazağa Kampüsü’ndeki Süleyman Demirel Kongre Merkezi’nde gerçekleşti. Fuaye alanında alanında iyi firmalar ve startup diyebileceğimiz bazı firmalar yer alıyordu. Bunlardan bazıları, Doğuş Teknoloji, Aselsan, IoT Ignite, 3Durak, Inovatink

Tüm firmaların stantlarını tek tek gezerek hepsinden bilgiler almaya çalıştım. Her birinin bana başka başka şeyler kattığını söylemek istiyorum. Bir stantta aklıma takılan bir soruya, diğer stantta başka bir soruya cevap aldım. Gelen firma sorumluları oldukça güzel bir şekilde iletişim kurdular. Mesela IoT Ignite ve Inovatink firmaları neredeyse sadece ürünlerinden ne kadar kar elde ettiklerini bizimle paylaşmadılar, bizi ürünleri hakkında yoğun – ama sıkıcı olmayan – bir şekilde bilgilendirdiler.

Fuaye alanının dışında konuşma yapan ve workshop veren katılımcılar da vardı. Benim bu etkinliğe katılma sebeplerimden bir tanesi Muharrem Taç (konuşmacı), diğeri ise Umut Erkal’dı (workshop). Workshop’a katılarak Windows 10 IoT Core hakkında bilgi edindik. Çok bilgilendirici bir workshop’dı, yakın zamanda deneyeceğim. Konuşmalarda ise katıldığım tüm konular ilgimi çektiği için sıkılmadan hepsini dinledim.

Uzun zamandır internet üzerinden görüştüğümüz ancak bir türlü yüz yüze görüşemediğimiz bir arkadaşımla da bu etkinlik sayesinde görüşmüş oldum.

Ayrıca fuaye alanında konuştuğumuz firmalardan bazılarının iletişim bilgilerini alarak onlara staj başvurusunda bulundum. Eğer kabul edilir ve İstanbul’da kalacak yer ayarlayabilirsem oradaki firmaların birinde staj yapacağım.

Seneye de katılacağımın garantisini şimdiden veriyorum.

justify-content ve align-items nedir, nasıl kullanılır?

CSS hemen hemen her programlama dili gibi yıllardır durmaksızın geliştiriliyor. Bu yazımda Flex modülü ile gelmiş olan 2 özelliği nasıl kullanabileceğimizden bahsedeceğim.

Flex modülü hizalama ve bölümlendirme üzerine çok büyük yeniliklerle geldi. Bunlardan 2’si de justify-content ve align-items özellikleri. Bu iki özellik, nesnelerin yatay ve dikeyde nasıl hizalanacaklarını belirler.

justify-content

Flex özelliğine sahip olan bir kapsayıcının yatay eksende nasıl hizalanacağını ayarlar. Objeler başta mı, ortada mı, sonda mı, aralıklı mı dizileceğine karar vermemizi sağlar. Bu kararı vermek için 5 parametre kullanır:

  • flex-start: Nesneler kapsayıcının başından başlayarak dizilirler.
  • space-around: Nesneler arasında eşit boşluklar bırakılır.
  • space-between: İlk nesne başta, son nesne sonda olacak şekilde nesneler eşit olarak kapsayıcının içerisinde dizilirler.
  • center: Nesneler tam ortalı olacak şekilde hizalanır.
  • flex-end: Son nesne en sağa yaslanacak şekilde hizalanır.

align-items

Bu özellik ise justify-content‘in yatay eksende yaptığı şeyleri dikey eksende yapmaya yarar. Yine aynı şekilde hizalama işlemini dikey eksende nasıl yapmamız gerektiğine karar vermemiz gerekmektedir. Bu özellik de yine 5 parametre kullanır ve bunlardan 3 tanesi justify-content özelliği ile aynıdır.

  • flex-start: Nesneler, kapsayıcının en üstünden başlayarak dizilirler.
  • flex-end: Nesneler, kapsayıcının en altından başlayarak, yukarı doğru dizilirler.
  • center: Nesneler ortalı bir şekilde dikey olarak sıralanırlar.
  • baseline: İlk satırdaki yazı tipi göz önüne alınarak hizalanmaya başlanılır.
  • stretch: Tüm nesneler kapsayıcı yüksekliğine eşit olacak şekilde dizilirler.

Flex modülünün getirdiği özellikleri incelemek için aşağıdaki kaynaklardan yararlanabilirsiniz:

A Complete Guide to Flexbox

https://www.w3schools.com/cssref/css3_pr_flex.asp

http://fatihhayrioglu.com/yenilenmis-flex-modulu/

http://learnlayout.com/flexbox.html

https://developer.mozilla.org/en-US/docs/Web/CSS/flex?v=example

Arduino nRF24L01 ile Joystick Kontrollü Araba

Bir önceki yazımda, nRF24L01 modülünü nasıl daha kolay kullanırız ve nasıl toplu veri göndeririz onu anlatmıştım. O yazıyı yazarken aklıma, daha önce Bluetooth ile kontrol ettiğimiz aracımızı acaba nRF24L01 ve Joystick kullanarak kontrol etsem nasıl olur fikri geldi.

Aracım şase olarak zaten elimin altında duruyordu. O yüzden aracı nasıl yaptığımı bu yazıda anlatmayacağım. Aracın yapımına ve kodlara L298N Motor Sürücü Entegresi Kullanımı yazımdan ulaşabilirsiniz. Ben sadece aracın bağlı olduğu Arduino’ya bir adet modül ekledim. Diğer tarafta ise yine bir Arduino ve bir Joystick Shield kullandım. Joystick shield’in buton pinleri arka tarafında yazıyor, bu yüzden direk onları tanımlayarak başladım, ardından verilerini okuma işlemini gerçekleştirdim. Son olarak bu verileri göndereceğim dizi içerisine atarak gönderme işlemini yaptım.

Alıcı tarafında ise yapılan tek değişiklik motorların hızının gelen verilerdeki joystick verilerine göre değiştirilmesi oldu. O yüzden onu da kolaylıkla anlayacaksınızdır. Tabi joystick shield’den gelen verilerin tamamını okuyarak daha çok çeşitli şeyler yapılabilir ama ben şu an sadece örnek olması bakımından hız kontrolünü gerçekleştirdim.  Sorularınızı yorum olarak belirtirseniz elimden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışacağım.

Kodların tamamına Github profilim üzerinden ulaşabilirsiniz.

Verici Modül Kodları:

https://gist.github.com/a74d2b6c892fc1356daa9e69db2d87b6

Alıcı Modül Kodları:

https://gist.github.com/f51be7950b2cc8187e4626151a7840bf

Arduino nRF24l01 Kablosuz Haberleşme

Arduino ile kablosuz haberleşme üzerine çalışmalar yapıyorum ve bir projemde her hangi bir ağa bağlanmadan, sadece 2 cihaz arasında (2 Arduino) haberleşmeyi sağlamam gerekti ve bunun için en uygun modülün nRF24l01 olduğuna karar verdim. Ama yaşadığım başka bir sıkıntı vardı, göndermem gereken verileri sadece karakter olarak gönderebiliyordum.

Bu sorunu çözmek için uzun araştırmalar yaptım. Ama modülün kendi örnekleri ve modül hakkında yazılan blog yazıları hem göndermem gereken mesajı bir ‘integer’ dizi olarak göndermiyor, hem de karmaşık yollar ile çözüme gitmeye çalışıyor ve bu benim işime yaramıyordu. O yüzden, okuması ve kullanması oldukça basit ve tek seferde birden fazla veriyi – tipi (int, float…) önemli değil – bir dizi halinde göndererek 2 modül arasında haberleşmeyi sağlayabileceğimiz bir hale getirdim.

Modülleri, alıcı ve verici için aynı şekilde bağlıyoruz.

Arduino nRF24L01 Modülü Bağlantısı
(Görsel: Turkcell Geleceği Yazanlar)

Bunu için öncelikle gerekli olan RF24 kütüphanesini kurmanız gerekiyor. (Kütüphaneye, Github sayfamdan ulaşabilirsiniz.)

Kodların içerisine gerekli olan açıklama satırlarını eklediğim için ayrıntılı olarak buradan açıklamayacağım.

Kodlara ve kütüphaneye Github profilim üzerinden ulaşabilirsiniz. Yaşadığınız sorunları yorum olarak belirtirseniz elimden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışacağım.

Verici Modülünün Kodları:

https://gist.github.com/ea473be9404efc4b1b1eb7165926647a

Alıcı Modülünün Kodları:

https://gist.github.com/2aebd28bb2eda0ed538c02029565b8b3

İnstagram Hesabımı Çaldırdım..

Evet… 2013’den beri özenle biriktirdiğim anılardan paylaşılabilir olanlarını paylaştığım Instagram hesabımı geçen hafta sonu çaldırdım. Bir insan neden böyle bir şey yapar, 400 takipçisi olan birinin hesabını neden çalar diye sorup duruyorum.

Altı üstü 400 takipçim vardı ya. Hani şu takipçi satın alma olayları var ya, hesabı çalan adam isteseydi 20 liraya ona 400 takipçi satın alırdık yani, ne var bunda. Ama yoook, onun derdi takipçi değil ki. O bazı hesapları hack’leyerek kendini birilerine ispat etme çabasında çünkü. Bu arada, tek mağduru da ben değilim. Adam yazmış kodunu, basmış “Enter”a, isim aynı olacak şekilde sonuna farklı numaralar ekleyerek onlarca hesabı hack’lemiş. Buradaki asıl önemli unsur, Instagram veri tabanına etki ederek benim e-posta, telefon numarası ve Facebook hesap giriş bilgilerim dahil ne var ne yoksa hepsi değiştirilmiş. Yani öyle bir şey ki, ben hesabı kaptırdığım anda hesaba bağlı e-posta adresim ve telefon numaram ile yeni bir hesap açabiliyordum.

Beni bilen bilir, Facebook hariç çoğu yerde kullanıcı adım herenkeskin‘dir (Facebook’ta da yıllar önce değiştirdiğim için tekrar değiştiremiyorum.) İlk önce benim kullanıcı adımı kullanarak ‘cinsel’ içerikli 9 tane paylaşımı art arda yaptı. Bunlar olurken benim tüm iletişim adreslerim değiştirilmişti, hesaba erişim yetkim komple ortadan kalkmıştı, hiçbir müdahalede bulunamadım. Benim bu paylaşımları yaptığımı gören tüm eş, dost, uzak, yakın, kim var kim yoksa sağ olsunlar beni arayarak, mesaj atarak bilgilendirdiler. Ben de hepsine hesaba erişimim olmadığını, şikayet etmelerini söyledim. Bunları söylerken de bir yandan da Instagram’ın destek hattına ulaşıp durumu anlatmaya çalışıyorum.

Ama Instagram dediğimiz mecranın destek hattı o kadar kötü, o kadar rezalet ki, herhangi bir iletişim unsuruna ulaşmak imkansız. Sadece kendi yardım merkezlerinde(!) yazılı olan talimatları uygulayabiliyorsunuz, elinizden başka hiçbir şey gelmiyor. Hesabın benim olduğunu adamlara ispatlamak için elimdeki delilleri kullanacaktım, ama ulaşamadım ki adamlara. Zaten nereye tıklasanız Facebook’a yönlendiriyor sizi. Ayrıca kullanıcı arayüzünü bu kadar sadeleştirip, yardım merkezinin arayüzünü nasıl bu kadar kötü yapmayı başarmışlar çok merak ediyorum. Hayır bir de,  adamların oraya koydukları formun çalışmadığını adamlara söylemek isteseniz, ulaşabilecek hiçbir yeriniz yok. Ne yapalım, araya tanıdık sokup Mark Zuckerberg’e mi ulaşalım?

Hesabı kaptırıp, artık geri alamayacağımı anlamaya başladığım sırada beni hack’leyen şeref yoksunu insan, benim kullandığım kullanıcı adını kendi kullanıcı adıyla değiştirdiği için tekrardan o kullanıcı adını alarak yeni bir hesap açtım kendime ve artık onu kullanacağım.

Siz siz olun, eğer Instagram hesabınıza bir şey olduysa ümidi kesin. Eğer çözümü bilen birisi varsa benimle iletişime geçerse sevinirim. Çünkü hala o hesapta benim resimlerim duruyor 😐

Bursa Gezmesi ’17

Geçtiğimiz hafta sonu küçük bir Bursa gezimiz oldu. Ama bu sefer işin içinde otostop yok, başlığa da dikkat etmişsinizdir, sadece gezmeye gittik bu sefer, macera aramadan. Ben daha önce lisedeyken bir gezi ile Bursa’ya gelmiştim ama sadece Ulucami’yi gezip, iskender yiyip ayrılmıştık şehirden, o yüzden hiçbir yerini bilmiyordum.

8 erkek, 2 arabaya atladık ve düştük Bursa yoluna, 1.5 saatlik bir yolculuktan sonra önce Cumalıkızık köyüne giderek oradaki tarihi evleri gördük. 700 senelik olduğu iddia edilen bir evin içerisini gezdik ve Cin Aralığı denilen bir yerden geçtik. Cumalıkızık, Eskişehir Odunpazarı‘nın aynısı diyebilirim, sadece yapılar daha doğal gibi, köyün yollarına bile dokunulmamış, hala eski taşlardan.

2. istikametimiz şehir merkezi oldu. Tabiki öncelikle Ulucami’ye gittik ve o güzel yapıyı tekrardan gördüm. Ardından saat 2 olmasına rağmen iskender ile kahvaltımızı yaptık. Karnımızı doyurduktan sonra ise Teleferik denen yere gidip binmek istedik ama navigasyon bizi önce Tarihi Çınar‘a götürdü, oraya kadar çıkmışken de Uludağ‘a da çıkıp bir bakalım dedik. Uludağ yolu aşırı derece sisliydi, yavaş yavaş çıktık dağa. Muazzam bir kar manzarasına karşı fotoğraf çektirdik. Arabadan inip fotoğraf çekinip tekrar binmemiz 20 dakika falan almıştır. Hazırlıksız geldiğimiz için kar yağışı başlayınca dönüş yolunda sıkıntı olmasın diye apar topar hemen geri aşağıya indik. Yani adeta Uludağ’dan ateş aldık. Merkeze geri indiğimizde ise yine navigasyonun azizliğine uğrayarak değişik yerlere gittik ve biraz şehir içinde kaybolduktan sonra geri dönelim dedik.

Dönüş yolunda da İnegöl‘de o ‘meşhur’ köftelerinden tadalım dedik. Fiyat/Performans açısından benim beklediğim gibi değildi açıkçası ama tadı güzeldi. Oradan da ayrıldıktan sonra sakin sakin tekrar Eskişehir’e döndük.

2 Günde Şirket-i Alem ’17

IEEE Esogü kulübünün amiral gemisi olan etkinlik 2 Günde Şirket-i Alem etkinliğine son 2 senedir gittiğim gibi bu sene de katıldım. Yazıya başlarken teşekkür etmek istiyorum, koordinatörler ve ekip arkadaşları gerçekten çok güzel bir iş ortaya çıkartmışlar.

2 Günde Şirket-i Alem etkinliği, her sene üzerine koyarak ilerleyen bir etkinlik olmaya devam ediyor. Bu sene sadece pazar günü olan oturumlara katılabildim. Benim asıl merak ettiğim insanlar ve şirketler cumartesi günüymüş, bu benim için bir eksi oldu ama yapacak bir şey yoktu malesef. Ama pazar günü olan oturumlar da oldukça eğlenceli ve bilgilendiriciydi.

Katıldığım oturumlarda Mercedes‘ten Nuh Çamurdan, Aselsan‘dan Aykut Koç, Kariyer.net‘ten Semih Gümüş, PERI‘den Kemal Korkmaz ve Panasonic‘den Koray Yıldız sahnedelerdi. Hepsi alanında oldukça iyi mevkilerde yer alan insanlar ve hepsinin muhabbeti oldukça iyiydi. Yani hiçbirinde uyumadığımı söyleyebilirim, hepsi ilgi çekici konulardan bahsetti. Özellikle Kemal Bey, hiç ilgi alanım olmayan bir konu hakkında – inşaat – konuşma yapmasına rağmen onu da ilgi ile dinledim. Diğer konuşmacılara ise oldukça kulak kesilmiştim.

Cumartesi günü olan oturumlar ve pazar günü katılamadığım oturumlarda ise, Ebay, Microsoft, 3Durak, Arçelik, KYK, TOFAŞ ve G-Pay şirketlerinden gelen konuşmacılar konuşmalarını yapmışlar. Ben tabiki Ebay, Microsoft, 3Durak ve G-Pay şirketleri sahnedelerken o koltuklarda oturmak isterdim, neyse seneye inşallah diyelim.

Tabiki fuaye alanına değinmeden de olmaz. İkramlar, geçen sene bizim düzenlediğimiz etkinliktekilerden daha iyiydi, oldukça güzel doyduğumu söyleyebilirim. Onun dışında stant açan şirketleri yetersiz buldum. Cumartesi var mıydı bilmiyorum ama bence 2 gün boyunca bir 3D yazıcı firması veya AR (Augmented RealityArtırılmış Gerçeklik) üzerine ürünler geliştiren bir firmanın stant açmış olması fuaye alanın oldukça zengin tutardı ve insanların ilgisini bir noktada toplanabilirdi.

Velhasıl, Şirket-i Alem, IEEE Esogü’nün amiral gemisidir ve öyle de olmaya devam edecek gibi duruyor. Tekrardan bu sene etkinlik çıkartan ekibin ellerine sağlık demek istiyorum.

14. ODTU Robot Günleri 2017

Son 2 senedir gitmek isteyip de bir türlü kısmet olmayan ODTU Robot Günleri etkinliğine bu sene güzel bir hazırlanma ile yarışmacı olarak katılmak üzere başvurduk. Son gün çıkan bir aksilik nedeniyle yarışamasak da ekip arkadaşım Burak Can Fazla ile çektik otostobumuzu ve ODTU’ye doğru yol aldık.

Yine bir etkinlik, yine bir otostop macerası. 7 araç değiştirerek, 4.5 saatte vardığımız ODTU’de ilk gün yarışmalarını seyretmeye başladık. İzlemeye, bizim de katılacak olduğumuz “Çizgi İzleyen Robot” kategorisinden başladık. Parkur oldukça güzel ve biraz zor bir parkurdu. Ama bizim yaptığımız robot bu parkuru rahatlıkla ve hızlı bir şekilde tamamlayabilecek bir robottu. Toplamda 208 robot kayıt olmuş ve içlerinde – bizim izlediğimiz kısımda – oldukça iyi şekilde parkur tamamlayan robotlar vardı.

Kendi kategorimizi izledikten sonra çöp toplayan robot ve arama – kurtarma robotlarını izledik. Oldukça güzel yapılmış parkurları aşmaya çalışan robotları gördük, inceledik. İlk günümüz bu şekilde geçti.

2. gün Ankara’nın 50km dışındaki Kazan ilçesinden ODTU’ye gelmek için 2.5 saat yol çekip saat 9’da anca ODTU’ye gelebildim. Kötü başlayan günü Çatı Kafe’deki güzel kahvaltıyla devam ettirdik ve ardından tekrar etkinlik alanına geldik. Aslında bu kadar erken gelme amacımız Drone yarışlarını izlemekti ama yarışmaya katılan 14 drone’dan sadece 2 tanesi parkura kalabilmiş ve onlar da hemen yarıştığı için biz gelene kadar bitmişti. Biz de tekrardan çizgi izleyen robotları izlemeye başladık.

2. gün de yarışan robotlar oldukça iyilerdi, ama ben hala inanıyorum, biz katılabilseydik, en kötü ihtimalle 10. olurduk. Bir süre yarışı izledikten sonra Labirent çözen robot kategorisi yarışlarını izlemeye başladık. Orda da birbirinden güzel robotlar labirenti çözmeye çalıştı ama sadece 1 tanesi çözebildi.

Bu kategorinin ardından da biraz da fuaye alanında gezip, bilgi edinip, insanlarla tanıştıktan sonra tekrardan geri dönüş yoluna çıktık ve Eskişehir’e geri döndük.

Seneye birden fazla kategoride, dereceye oynayacak robotlarla katılma dileği ile 🙂