herenkeskin.com

WordPress the_content() Yerine İstediğiniz Sayıda Parağraf Gösterme

WordPress ile çalışırken karşılaşılan sorunlardan birisi the_excerpt() fonksiyonunda sadece yazı olan içerikleri alması ile birlikte içerik içerisindeki tüm yazısal özellikleri (kalın, eğik yazı vs.) kaldırıp düz yazı haline gelmesi ve the_content() fonksiyonunda ise tüm içeriği ekrana bastırmasıdır. Bunun için çeşitli çözümler mevcut. Mesela the_excerpt() fonksiyonunu istediğiniz kelime veya harf kadar kısaltarak ekrana bastırabiliyorsunuz.

Ama eğer istediğiniz şey bu değil de the_content() fonksiyonu ile görseller dahil tüm içerikleri çekip ekrana düzenli bir şekilde bastırmak ise bunun için kullandığım kodu kullanabilirsiniz. Kod tam olarak sizin içeriğinizi </p> taglarına bölüyor ve ondan önceki içeriği alıyor ve sizin kullanımınız için bunu bir diziye atıyor. Siz de istediğiniz yerde istediğiniz şekilde kullanbiliyorsunuz.

Devamını oku..

Yeni tema, yeni başlangıç

Merhaba, yine yaklaşık 20 günlük bir aranın sonunda yazıyorum. Farketmişsinizdir, bu yazımı farklı bir tema üzerinden okuyorsunuz şu an. Uzun zamandır severek kullandığım “Independent Publisher” temasını kaldırarak yerine kendi kodladığım, daha minimal ve hoş görünümlü olduğunu düşündüğüm temamı aktif ettim.

Tasarımlar olarak hugogiraudel.com sitesinin tasarımını kullandım. Tasarım çok hoşuma gitti ve WordPress temasını aradım ama bulamadım. Ben de bu yüzden sıfırdan ve kendimce istediğim yerinde oynayabileceğim bir tema çıkartmak istedim ve ortaya bu tema çıktı.

Devamını oku..

İzmir Otostobu

Uzun yol otostobu her zaman daha zevklidir. Hem sizin için, hem karşı taraf için biraz korku, heyecan içerse de bu zaten otostobun doğasında olan bir şeydir. Biraz karşılıklı güven meselesi diyebiliriz.

Bir önceki “İYTE Roboleague Yarışması’na katıldık” yazımda bahsettiğim gibi, 3 arkadaş İzmir’de düzenlenmekte olan robot yarışması için Eskişehir’den kalkarak İzmir’e doğru yola düştük.

Devamını oku..

İYTE Roboleague Yarışması’na katıldık

Burdan – Eskişehir – kalkıp otostopla İzmir’e giderek, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE)’de düzenlenen Roboleague yarışmasına Rob Stark ekibi olarak katılarak robot yapmaya çalıştık. (Bir sonraki yazımda İzmir otostobu maceramızı okuyabilirsiniz.) Katıldığımız kategori “Tasarla, Yap, Yarıştır” kategorisiydi. Bu kategoride, size verilen parçalarla tasarımlar yaparak, size verilen parkur ve görevleri tamamlamanız gerekiyor. Bizim kategorimiz 24 saat sürüyordu. Sizi 24 saat boyunca ekibinizle birlikte bir sınıfta tutuyorlar ve projenize odaklı çalışıyorsunuz. Giriş çıkış serbest, eğer rahat bir yer bulabilirseniz uyumak serbest, hiçbir koşul yok, tek yapmanız gereken o robotu bitirmek.

Ama keşke burda yazdığım kadar kolay olsaydı. Daha önce yıllardır gelen ekipler tasarım için verilen K’nex malzemeleri ile çatır çatır bir şeyler yapmaya başladılar, hatta yanımızdaki ekip yarım saatte arabanın taslağını bitirdi ama biz 2. saatin sonunda üçüncü boyuta çıkmayı yeni başarmıştık. Bu bizim için oldukça bir eksi oldu. Bunun yanında ağırlığı çok güzel ve dengeli dağıtmanız gerekli, verilen parçaların ağırlıkları oldukça fazla ve sizin bunları 2 teker üzerinde hareket ettirmeniz gerekiyor.

Devamını oku..

ODTU – Yeni Fikirler Yeni İşler (YFYI) ’16

ODTU‘de 2005 yılından beri her sene düzenlenmekte olan Yeni Fikirler Yeni İşler (YFYI) etkinliğine bu sene gitmeyi çok istiyordum, etkinliği IEEE ODTU’nün organize ettiğini duyunca kesin gidiyorum dedim ve kulüple birlikte sabahın 4’ünde yola düştük.

ODTU’nün ayazında üşüdükten sonra güzel bir kahvaltı yaptık ardından Kongre ve Kültür Merkezi’nde beklemeye başladık. O sırada eşantiyonlarımızı aldık. Eşantiyonlar içerisinden bir tane sticker, bir tane poster şeklinde güzel söz ve bir tane de Cardboard çıktı. Oldukça basit ve güzel düşünülmüş üç hediyeydi diyebilirim.

Devamını oku..

Bu Aralar Nasıl Gidiyor?

Güzel bir başlık oldu çünkü uzun zamandır yazamıyorum, bu yazıda biraz hayatın nasıl gittiğinden bahsedip gideceğim, yakın zamanda tekrar geri döneceğim. Aklımdaki 1-2 projeyi tanıtmakla ve gezilerle başlayacağım tekrar yazmaya.

Yaz tatili bitti ve okul başladı. Yaz boyunca Eskişehir’de çeşitli çalışmalar yapmıştık, şimdi sıra onların meyvelerini yemeye geldi. Okulda, insanları biraz daha şevklendirebilmek için IoT (Internet of Things) grubu adı altına bir küçük ekip oluşturduk ve bu ekip içerisine hızlı bir Arduino eğitimi vermeye başlayarak işimize başladık. Asıl amacımız, gelen insanların Arduino üzerinden neler yapabileceğini görüp, bunları pratik olarak – hobi şeklinde – kendi başlarına gerçekleştirmelerini sağlamak. İlk vizelere kadar, bir set üzerinden devam ettiğimiz Arduino eğitimimizi bitirip vizeden sonra kablosuz haberleşme modülleri üzerine yoğunlaşmayı planlıyoruz.

Devamını oku..

Avatar

Yine izlemediğime pişman olduğum bir filmle karşınızdayım. Ve yine tamamen önyargımdan dolayı izlemediğim bir film. Önceki yazılarımda da yazdığım gibi böyle canavarlı falan şeyleri pek sevmiyorum ama son derece güzel bir filmi kaçırmışım diyebilirim.

Avatar‘ı anlatmaya gerek yok, her şeyiyle dünyada marka olmuş, kaliteli bir yapım. Bizim dünyamızla, gerçekte var olmayan bir dünya arasındaki savaş anlatılıyor. Bir program sayesinde geliştirilen Avatar bedenlerine giren insanlar, yerli halkın arasına karışarak bilgi sızdırmaya çalışıyor ama bir yerden sonra işler değişiyor ve savaş tamamen baş gösteriyor.

Devamını oku..

NodeMCU ile DHT11 Kullanımı

NodeMCU DHT11

Arduino üzerine 1-2 çalışma yapmıştım ve artık kablosuz haberleşme üzerine farklı şeyler yapmaya çalışıyorum. Bunun içinde en büyük yardımcım ESP8266 modülü oluyor.

Devamını oku..

Matrix Serisi

Tamam, vurmayın.. Ben Matrix serisini de izlememiştim. Evet, bu seri de benim izlemediğime pişman olduğum seriler içerisinde yerini almış oldu. Bunu izlememe sebebim ise tamamen gerçek dışılıklarla alakası olduğunu düşündüğüm içindi ama sonradan zaten filmin içerisinde gerçeği barından bir şey olmadığı hakkında aydınlatıldım. Yazılım üzerine zaten merakım vardı, o merakla da birleşerek, biraz da filmi boş boş değil de anlayarak izledim diyebilirim.

Film, şu anki düşünce yapımı biraz değiştirmiş olabilir aslında. Acaba biz şu an Matrix’demiyiz? Ya her şey tamamen yazılım ile oluyorsa, ya ben bu yazıyı yazarken ben değil de yazılım yapıyorsa, ya ben bu yazıyı yazmayı seçmeseydim… Bazı konular kafamı kurcalıyor diyebilirim, özellik bu seçim konuları. Yaptığım her seçimde ya diğerini seçseydim ne olurdu diye düşünerek kendi içimde mini bir paralel evren yaparak düşünmeye çalışıyorum aslında. Bu da büyük ihtimalle beni bir yerden sonra paranoyaklığa sürükleyecek ama hadi hayırlısı 🙂

Devamını oku..