3 Boyutlu Dünyaya Giriş

Çok uzun zamandır yazmıyorum ve yazacağım dediğim konular arasında yapmış olduğum Otomatik Park Eden Araba‘da vardı ama onu da henüz yazamadım, çünkü arabayı daha iyi hale getirmek için planladığım şeyler olmadı ve ben de arabayı bozduğum halimle kaldım. Ardından da daha farklı bir projeye yönelince o bir süreliğine kaldı diyebilirim.

Şimdiki uğraşımız, küçük oyuncağımız ise bir 3 Boyutlu Yazıcı (3D Printer). Aslında bu yazıyı yazarken yazıcımızın çoğunluğunun bittiğini söyleyebilirim. Sadece 1-2 küçük sorunumuz kaldı, onları da tamamlayıp bitirmeyi planlıyoruz.

3 Boyutlu nesneler dünyası gerçekten olağanüstü bir dünya, biraz araştırınca bunun net olarak farklına varabiliyorsunuz. Ben ve 4 arkadaşım, yaklaşık 4 aylık bir araştırma sürecinin ardından başladığımız işi çok kısa sürede tamamlayacağımıza inanıyoruz. Ve bunun verdiği mutluluk paha biçilemez.

Yazıcımızı yapınca da her şey bitmeyecek. Aklımızda bir 2. yazıcı projesi daha var. İlk yazıcımız o kadar amatör işi oldu ki, bizi hem maliyet olarak hem de zaman olarak çok sıkıntıya soktu. Ama 2. düşündüğümüz yazıcı için bize nelerin lazım olduğunu, bunları nerden almamız gerektiğini, fiyatlarını gibi şeylerini artık bildiğimiz için hem daha az vakit, hem daha az para ve hem de çok daha şık ve kullanışlı bir yazıcı ortaya çıkacağına inanıyoruz.

Çok yakın zamanda ilk yazıcımızla ilgili ayrıntıları burada paylaşacağım.

WordPress Tüm Kategorilerin İlk Gönderisi Gösterme

Yaptığım bir iş için lazım oldu ve ben de bu soruna bir çözüm bulma arayışına girdim. Bir resim galerisi sistemi yapıyorduk ve bunun için tüm kategorileri anasayfada gösterip, o kategorilerde yer alan ilk gönderinin resmini de bu kategori için göstermemiz gerekiyordu.

Aslında mantığımız basit. Tüm kategorileri çekip bunları bir döngü içerisine alıyoruz ve gönderileri ekrana bastırıyoruz. Kodumuz şu şekilde:

https://gist.github.com/54aa8eab5fa6f32cca6c58203ade806b

Bu kategoriler arasından gösterilmesini istemediğiniz kategorileri kaldırmak için kodu aşağıdaki şekilde düzenlemeniz yeterli olacaktır. (Yukardaki kodun alt tarafından ulaşabilirsiniz.)
İşlem bu kadar. Bu kodları döngünüz içerisine eklediğiniz zaman sitenizde yer alan tüm kategorileri, ilk gönderinin görseliyle birlikte ekrana bastıracaktır.

Herhangi bir sorun olursa yorum olarak belirtin, yardımcı olmaya çalışacağım. Umarım yardımcı olmuştur.

2016 Yılı Hedeflerim

Eveeeet, yeni bir yıla girdik ve her sene olduğu gibi bu sene de yeni yıldan beklentiler içindeyiz. Kimimiz ev, araba, kimimiz başarı, kimimiz güzel bir iş istiyor. Benim de isteklerim var ama isteklerimizi yapabilmemiz için önce bir şeyleri hedefleyerek onlara ulaşmaya çalışmalıyız. Ben de bundan sonra her yıl kendime yıl içi hedefler belirleyip, sene sonunda geriye dönüp baktığımda hangi hedeflerimi gerçekleştirmişim, hangilerini gerçekleştirmeye yaklaşamamışım bile, onları kontrol edeceğim ve kendimi bu şekilde motive etmeye çalışacağım.

2016 yılı için hedeflerim:

  • 85 kilonun üzerine çıkmamak
  • Not ortalamam minimum 2.9 olacak
  • Yaptığımız araba ile sene sonu sergisine katılmak
  • Ehliyet Almak
  • 3D Printer’ı tamamlamak
  • Yeterli maddi desteği bulursam kendi 3D Printer’ımı yapmak
  • Güzel bir 2 Günde Şirket-i Alem etkinliği çıkartmak

Bu hedef listem şuan için bu kadar kısa görünebilir ama ben bunu kendim için yaptığımdan,  aklıma gelen hedeflerim oldukça buraya ekleyeceğim ve sene sonu karşılaştırma yapacağım.

Bunu bir MİM olarak devam ettirmek istiyorum ve İsmail Usluer, Enes Aktaş ve Çağlar Keskin‘e paslıyorum.

Star Wars – Güç Uyanıyor

star-wars-the-force-awakens2 gün önce izledim ama yazısını daha yeni yazabiliyorum. Efsane seri yeni filmiyle devam ediyor. Filmi ısrarla izlemeyenler, ben bunu izlemem diyenler varken, ben milyonlarca fanı olan seriyi çok severek izlemeye devam ediyorum. Yüzüklerin Efendisi, Star Wars, Harry Potter, bu üç seri de bence efsane filmler.

Star Wars: Güç Uyanıyor serinin 7.filmi ve devam filmi olarak çıktı. Ana karakterler çok yaşlandığı için yeni başrollerde farklı isimler tercih edilmiş ama tabiki eski başrolleri de silip atmamışlar, hikaye kaldığı yerden devam ediyor. Fragmanlarıyla beklentiyi oldukça yükselmişlerdi ve öyle de oldu.

Filmde yeni bir Jedi doğuyor ve karanlık tarafla savaşmaya başlıyor. Aslında filmin konusu Luke Skywalker’ı bulmak üzerine. Luke’u bulmaya çalışan Jedi adayının yaşadıklarını anlatarak ilerliyor. Filmi izlemeden önce çok güzel bir spoiler yemiştim ama keşke yemeseydim, daha yaşayarak izleyebilirdim filmi. R2-D2 yerine yeni robotumuz BB-8 olmuş ve oldukça tatlı bir karakter. Yeni karanlık liderini de beğenmedim açıkcası. Darth Vader gibi bir karakterden sonra olmamış bence, izleyince hak verirsiniz zaten.

Film hakkında spoiler vermeden yazı yazabilmek için elimden geleni yaptım, daha fazla da devam edemiyorum 🙂

Siz de spoiler yemeden bir an önce gidip izleyin.

IEEE İç Anadolu Bölge Toplantısı

IEEE kulübünde artık aktif olarak rol alacağım demiştim daha önce ve yavaş yavaş bir şeyler yapmaya başladık. Kulüp olarak gelecek hafta bir “Mezunlar Söyleşisi” düzenliyoruz ve ikinci dönemde ise 6 tane yapılması planlanan etkinliğimiz var.

Kulüpte aktif olarak rol almak için devamlı işlerin içerisinde bulunmak önemli. Bu hem sizin arkadaşlık ortamınızı ve network’ünüzü kuvvetlendirmenize yarıyor hem de biraz resmi-kurumsal işlerin nasıl yürüdüğünü, bir şeyleri yapmak için gösterilen çabayı görmenizi sağlıyor. Biz de bunun için kulübümüzün İç Anadolu Bölge Toplantısı(İABT)’na gittik.

İABT’nin bu yarıyılki ev sahibi Yozgat Bozok Üniversitesi‘ydi. Her ne kadar ben ufak bir coğrafya hatası yapıp, Yozgat’la Yalova’yı karıştırıp istekli bir başlangıç yapsam da sonra hatamı düzeltip dışardan gelen olumsuz tepkileri dinledim sadece. Yozgat’ı o kadar kötüledilerki bana benim beklentim oldukça düşmüştü. Gittikten sonra anladım ki kötüledikleri kadar kötü bir yer değil, çok daha kötü bir yermiş Yozgat. Allah bir daha yolumu düşürmesin diyorum 🙂 Neyse toplantıya geçelim.

Bence Bozok Üniversitesi, altıntan kalması çok da kolay olmayan bir etkinliğin altından oldukça güzel bir şekilde kalktılar. Sanırım sponsorluğu olmayan, sadece okulun desteklediği bir etkinlikti ve oldukça güzel vakit geçirdik. IEEE Türkiye yetkilileri çeşitli sunumlar yaptı. Üniversiteler kol sunumlarını gerçekleştirdi. Bir çok kişiyle tanışıp, sohbet etme imkanı buldum. Etkinliğin sonuna doğru da gelecek yarıyıl için yapılacak toplantının yeri belirlendi. İki adaydan birisi bizim okulumuzun kardeş kolu olan THK Üniversitesi, diğeri ise Kayseri Erciyes Üniversitesi‘ydi. Biraz reklamla falan Erciyes Üniversitesi seçimi kazandı ve gelecek yarıyıl, bir sıkıntı çıkmazsa Kayseri’ye gideceğim.

Ben hem yolculukta olsun hem de Yozgat’ta oldukça eğlendim. Umarım birlikte yola çıktığım arkadaşlarım da eğlenmiştir.

Gelecek dönem Kayseri’de görüşmek üzere.

Arduino L298N Motor Sürücü Entegresi Kullanımı

Daha önceki yazılarımda bir araba projem olduğundan bahsetmiştim. Bu yazımda ise araba projemde kullandığım motor sürücü entegresinin nasıl kullanılacağını anlatacağım. Bunu anlatma sebebim tamamen Türkçe kaynak eksikliğinden kaynaklanıyor. Ben kullanmak için uzun süre uğraştım ve sonunda entegreyi çözmeyi başardım.

İlk olarak entegreden biraz bahsetmek istiyorum. Motor sürücü entegreleri, çeşitli bağlantılarını gerçekleştirerek motorunuzu kodlar yardımıyla kontrol etmenize yarayan entegrelerdir. Ben ilk olarak L293D modelini denedim ama ondan istediğim verimi alamadım o yüzden L298N modeli ile yoluma devam ediyorum. İçerisinde çift H köprüsü barındıran bu model ile aynı anda 2 motoru kontrol edebiliyorsunuz ve bu size çok avantaj sağlıyor.

Entegremiz 8 uzun ve 7 kısa olmak üzere 15 bacaktan oluşuyor. İnternet üzerinde bulduğum çok güzel bir resim ile anlatımıma devam edeceğim.

Arduino L298N Entegre Datasheet

Kaynak: http://electronics.stackexchange.com/questions/5043/l298-motor-driver-spinning-motor-only-one-way

Yukarıda yazan bacakların açıklamasını yapıyorum.

  • Current Sensing: Tam olarak çözemesem de sanırım Enable bacaklarını nötr hale getirmek için toprak hattına bağlamamız gerekiyor.
  • Output: Motorumuzdan gelen kabloları bağlayacağımız bağlantı noktası.
  • Input: Arduino’muzdan çıkan digital pinlerimizin bağlantı noktası.
  • Enable: PWM sinyali alabileceğimiz bir pine bağlanarak motorun hız kontrolünü yapacağımız bağlantı noktası.
  • Logic Supply Voltage: Arduino’muzdan gelen 5v.
  • GND: Toprak Hattı (Ground)
  • Supply Voltage: Besleme Voltajımız, dışardan yapacağımız destek.

Bağlantılarımızı yaparken resimdeki uzun olan bacaklar, entegremizdeki kısa bacakları, resimdeki kısa bacaklar ise entegremizdeki uzun bacakları temsil ediyor. Bunu akılda tutmak zor olur derseniz entegredeki ve resimdeki uzun bacak sayılarını sayarak farkı o şekilde akılda tutabilirsiniz.

Evet. Resimde bağlantıları çok güzel anlatmış ancak ben de anlatmak istiyorum. Current Sensing bacaklarımızı direk olarak toprak hattımızı çektiğimiz noktaya yani GND hattımıza takıyoruz. Output noktalarımıza ise motorumuzun bacaklarını yerleştiriyoruz. Arduino’muzun herhangi bir Digital Pin‘inden gelen kablomuzu ise Input bacaklarının olduğu yere takıyoruz. Ardından Enable bacaklarından çıkarttığımız kabloyu Arduino’muzun PWM sinyali veren pinlerinden birisine bağlayarak motorumuzun hız kontrolünü gerçekleştireceğiz. Logic Supply Voltage‘ı da aynı şekilde + hattına takabilirsiniz. Bildiğiniz gibi zaten GND kablomuz toprak hattına takılmak zorunda ve ardında dışardan (örneğin 9v bir pil ile) yapacağımız beslememizi ise Supply Voltage kısmına takıyoruz, pilin artı ucu Supply Voltage’ı takılacağı için eksi ucunu da breadboard üzerindeki GND noktasına takabilirsiniz.

Entegremizin bağlantısı bu şekilde. Kodlaması ise oldukça basit.

https://gist.github.com/1dee1e0e92f55350349b3208a89a2ac7

Eğer loop kısmında 4. pini LOW, 3. pini HIGH yaparsanız bu sefer motor tam tersi yönde dönecektir.

Entegremizin kullanımı bu şekilde, umarım faydalı bir yazı olmuştur. İleriki günlerde bu entegrenin PIC ile nasıl kullanılacağını, nasıl programlanacağını anlatan bir yazı yazmayı da planlıyorum.

Arduino ile ilgili daha yazılacak çok yazı var ama ben sadece Türkçe kaynak sıkıntı olan yazıları yazmaya çalışacağım. Eğer sizinde sorunlarınızı olursa ve ya Türkçe kaynak sıkıntısı çektiğiniz bir kullanım olursa yorum olarak belirtin, o eksiği tamamlamaya çalışacağım.

Arduino ve Android ile Bluetooth’lu araç kontrolü yazımı okuyabilirsiniz.

Ali Baba ve 7 Cüceler

Abiii Cem Yılmaz yaaa..

Böyle falan demeyeceğim tabiki. Her Cem Yılmaz filminde olduğu gibi bu filme de büyük bir komedi beklentisi ile gittim. Güldüm, eğlendim filmde ama süper diyeceğimiz, gülmekten çenemiz yoruldu diyeceğimiz bir komedi değildi malesef.

Film çok güzeldi arkadaşlar. Özellikle Twitter‘da, filmi beğenmeyip karalamak isteyenlere hiç kulak asmayın, gidin izleyin. Senaryo olarak çok değişik – hatta biraz saçma bile olsa – olsa da içerisindeki hem siyasi, hem dizilere, hem de eski filmlerine yaptığı göndermeler çok ince ve çok güzel olmuş, Cem Yılmaz‘dan tam beklendiği gibi bir performans ortaya çıkmış. Can Yılmaz‘ın canlandırdığı cemaat abisi tipli karakter de 10 numara olmuş, filmi yükseltmiş.

Filme çok fazla emek verildiği apaçık ortada. Aksiyon isterseniz aksiyon, komedi isterseniz komedi, video efekti isterse o da var. Türk filmlerinde görmeye alışkın olmadığımız türde efektler vardı filmde. Cem Yılmaz yine şarkı performansını ortaya koymuş ve çok güzel şarkılar da söylemiş.

Sonuç olarak, sinemadayken gidin izleyin. Biraz gülün, eğlenin, filmin tadını çıkartın ama ben gözümden yaş gelene kadar güleyim beklentisine kapılmayın.

Cem Yılmaz‘ın Twitter’da yaptığı troll bence çok zekice olmuş. Hep aynı adamlarla film yapıyor diye eleştirilen Cem Yılmaz, aşağıdaki twiti atarak tüm sosyal medyayı trolledi, yalan yok, ilk okuduğumda ben de yedim 🙂

 

Momentum

Momentum-film-2015John Wick yazımda bahsettiğim gibi, soğukkanlı ajan filmlerine bayılıyorum. Adam takım elbisesini çekiyor, eline bir tane tabanca alıyor ve tüm filmi tek başına götürüyor, Momentum da işte tam öyle bir film.

Ama bu sefer işler biraz karışık. Benim sevdiğim tipteki karakter kötü adam rolünde. Başrolleri benim çok fazla denk geldiğim isimler değiller ama oyunculukları – özellikle benim karakterin – oldukça iyiydi. Şimdi böyle dediğim için filmi açıp bakanlar başrollerinde Morgan Freeman‘ı görecekler ama Morgan sadece 5-6 sahnede oynuyor ve bir senatör rolünde. Zaten işleri karıştıran da o.

Film çok hızlı, aksiyonlu başladı, hatta ilk başta ben ne olup bittiğini anlamadım bile ama bir yerden sonra tüm taşlar tek tek yerine oturdu ve filmin mükemmelliyetliğini ordan sonra anlamaya başladım. Zaten sonu da oldukça güzeldi. Filmin içerisinde bol bol aksiyon var, aksiyonseverler için güzel bir film. Beni kendine çeken ise biraz gizem ve yapılan planların çok güzel şekilde işleyişiydi, ha tabi bir de benim adamım var 🙂 Şimdi 1-2 bir şey yazmam gerek ama tamamen spoiler’a gireceği için yazamıyorum. Onları yazamadığım için de yazı oldukça değişik bir hal aldı 🙂

Momentum çok güzel film arkadaşlar, benim ilerde tekrar izleyeceğim bir film diyebilirim. İkinci filminin de çıkacağını filmin sonunda anlıyorsunuz. Yeni filmi vizyondayken izlemek istiyorum. IMDB saçmalığı da filme 5.5 vermiş ama yine de siz bilirsiniz, ben izleyin derim.

Maze Runner: Scorch Trials

Maze Runner Scorch TrialsDaha önceden ilk filmin yazısını yazmamışım ama benim çok hoşuma giden bir film olmuştu The Maze Runner. İkinci filmin bu kadar kısa sürede çıkacağını hiç düşünmediğimden ve bir ara sinemayı takip etmeyi bıraktığımdan dolayı vizyondayken izleyemedim ama internette gördüğüm an indirdim ve iner inmez de izlemeye başladım.

İlk filmde bir labirentin içerisinden kurtulan bir grup çocuk, artık kendilerini güvende hissettikleri kişiler tarafından başka bir yere doğru götürülüyordu. Filmin bitiminde ikinci filmin geleceği apaçık ortadaydı zaten. İkinci film ise çocukların güvendikleri kişilerin aslında onları labirentin içerisine koyan kişilerle aynı kişiler olduğunu anlamasıyla başlıyor diyebilirim. Devamlı bir aksiyon içerisinde ilerleyen filmin tarzını ben sevmiştim. Hep bir adım sonra ne olacağını düşünerek izliyorsunuz filmi.

Filmde absürt bulduğum yerler ise zombi sahneleri. Ben zombisever birisi değilim ki bunun için The Walking Dead dizisini herkes severken ben 3 sezon boyunca sadece boş boş ekrana bakarak izledim, hiç çekici gelmiyor bana. Zombilerin olayını da anlatmadılar filmde, geçiş sahneleri boş kalmasın diye konulmuş şeyler gibiydiler. Ama ikinci filmin de bitişinde üçüncü filmin geleceği bariz bir şekilde ortaya konuldu. Büyük ihtimal üçüncü filmde o zombilerden de biraz daha bahsederler.

Üçüncü filmi takip edeceğim ve onu vizyondayken izlemek istiyorum. Herkesin ilgisini çekmeyebilir ama Thomas karakteri ve hikayenin akışı benim ilgimi oldukça çektiği için bu seriyi sevmeye başladım.

Ant Man

Marvel Ant ManBu film hakkındaki yabancı yorumları okudum da  kötü eleştiride bulunmak Marvel hastalarını hiçe saymak gibi falan sayılmış adeta. Yapmayın etmeyin Marvel’ciller, güzel miydi bu film? Ben de Marvel severim, tüm serilerini de severek izledim ama böyle bir karaktere kesinlekle hiç gerek yoktu. Marvel’in yıllardır devam ettirdiği o seriye biraz daha heyecan getirmek adına Ant Man‘ı yapmışlar ve diğer filmleri biraz daha geç zamana erteleyerek beklentiyi yükseltmişler bence.

Diğer filmlerde karakterin nasıl bir şey olacağını bilmezken bu filmde o kadar bariz bir şekilde filmin ilk saniyesinden ne olacağını, nasıl olacağını biliyorsun ki filmin hiç tadı kalmıyor. Adı üstünde Ant Man, bu adam bir karınca kadar küçük bir karakter olacak.

Filmin içerisine Avengers falan katarak biraz yukarı çekmeye çalışmışlar ama bence o da olmamış. Tek hoşuma giden nokta karıncaları ve diğer böcekleri de işin içine katarak kurguyu çok güzel yapmışlar, onun dışında da pek sevdiğim bir noktası yoktu açıkcası.

Marvel’in filmleri her zaman güzel olacak diye bir şey yok ama izlemek istiyorsanız sırf Marvel adı hatrına izleyin derim. Thor, Ironman gibi falan üst düzey bir beklentiyle izlemeyin filmi, o kadar kaliteli bir yapım değil.

2018 yılında Ant Man’ın ikinci filminin de yayınlanacağını söyleyeyim de ona göre bir beklentiyle izleyin.