Bu filmde de hayatımda bir ilki yaşattı bana. İnternetten indirip izlemiştim, yazısını yazdım, paylaşmak için zamanlamıştım hatta. Arkadaşlarımla sinemaya gittik, bu filme girmek istediler ve ilk defa önce bilgisayarda izlediğim bir filmi sinemada tekrar izledim. İlginç bir tecrübeydi, deneyin bence.

Filme gelecek olursak, film güzel arkadaşlar. Herkese hitap etmez belki, sonuçta oscara aday oldu. Oscarlık filmlerin hepsini herkes sevmez. Bkz: Birdman. Konusu ise gerçek bir hikayeden alıntı yaparak hazırlanmış. Bir – kendine böyle diyor – kovboyun hayatını anlatıyor ama bu kovboy ani bir kararla Amerika’nın en iyi keskin nişancısı oluyor. Adından “Efsane!!” diye söz ettiriyor. Karısıyla olan ilişkisi, hayatına nasıl devam ettiğini falan anlatan – daha fazla ayrıntı vermeyeyim ki izleyin de görün olacakları – bir film.

Senin gözünde Oscar alır mıydı diye soracak olursanız, alamazdı açıkcası. Önünde yer alan The Imitation Game ve Whiplash arasında kararsız kalırdım ben yani o yüzden alamazdı.

Aksiyon sahneleri olarak da “idare eder”in 1-2 tık üstü diyebilirim. Genel olarak savaş ortamını anlattığı için mecburi bir aksiyon oluyor.

Dedim ya herkese hitap etmez diye, izlenilesi bir film ama izlerken biraz sıkılanlar olabilir. Filme kendinizi kaptırırsanız akıp gidiyor ama rahatlıkla izlersiniz o zaman.

Author

Genel dünya problemleri ile çok ilgili olmasa da teknolojik gelişmeleri yakından takip eden, sistemleri geliştirmek için çalışmalar yapan, bolca kod yazmaya çalışan ve öğrendiklerini paylaşmaya çalışan birisi.

Write A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.