Arduino nRF24L01 ile Joystick Kontrollü Araba

Bir önceki yazımda, nRF24L01 modülünü nasıl daha kolay kullanırız ve nasıl toplu veri göndeririz onu anlatmıştım. O yazıyı yazarken aklıma, daha önce Bluetooth ile kontrol ettiğimiz aracımızı acaba nRF24L01 ve Joystick kullanarak kontrol etsem nasıl olur fikri geldi.

Aracım şase olarak zaten elimin altında duruyordu. O yüzden aracı nasıl yaptığımı bu yazıda anlatmayacağım. Aracın yapımına ve kodlara L298N Motor Sürücü Entegresi Kullanımı yazımdan ulaşabilirsiniz. Ben sadece aracın bağlı olduğu Arduino’ya bir adet modül ekledim. Diğer tarafta ise yine bir Arduino ve bir Joystick Shield kullandım. Joystick shield’in buton pinleri arka tarafında yazıyor, bu yüzden direk onları tanımlayarak başladım, ardından verilerini okuma işlemini gerçekleştirdim. Son olarak bu verileri göndereceğim dizi içerisine atarak gönderme işlemini yaptım.

Alıcı tarafında ise yapılan tek değişiklik motorların hızının gelen verilerdeki joystick verilerine göre değiştirilmesi oldu. O yüzden onu da kolaylıkla anlayacaksınızdır. Tabi joystick shield’den gelen verilerin tamamını okuyarak daha çok çeşitli şeyler yapılabilir ama ben şu an sadece örnek olması bakımından hız kontrolünü gerçekleştirdim.  Sorularınızı yorum olarak belirtirseniz elimden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışacağım.

Kodların tamamına Github profilim üzerinden ulaşabilirsiniz.

Verici Modül Kodları:

https://gist.github.com/a74d2b6c892fc1356daa9e69db2d87b6

Alıcı Modül Kodları:

https://gist.github.com/f51be7950b2cc8187e4626151a7840bf

Arduino nRF24l01 Kablosuz Haberleşme

Arduino ile kablosuz haberleşme üzerine çalışmalar yapıyorum ve bir projemde her hangi bir ağa bağlanmadan, sadece 2 cihaz arasında (2 Arduino) haberleşmeyi sağlamam gerekti ve bunun için en uygun modülün nRF24l01 olduğuna karar verdim. Ama yaşadığım başka bir sıkıntı vardı, göndermem gereken verileri sadece karakter olarak gönderebiliyordum.

Bu sorunu çözmek için uzun araştırmalar yaptım. Ama modülün kendi örnekleri ve modül hakkında yazılan blog yazıları hem göndermem gereken mesajı bir ‘integer’ dizi olarak göndermiyor, hem de karmaşık yollar ile çözüme gitmeye çalışıyor ve bu benim işime yaramıyordu. O yüzden, okuması ve kullanması oldukça basit ve tek seferde birden fazla veriyi – tipi (int, float…) önemli değil – bir dizi halinde göndererek 2 modül arasında haberleşmeyi sağlayabileceğimiz bir hale getirdim.

Modülleri, alıcı ve verici için aynı şekilde bağlıyoruz.

Arduino nRF24L01 Modülü Bağlantısı
(Görsel: Turkcell Geleceği Yazanlar)

Bunu için öncelikle gerekli olan RF24 kütüphanesini kurmanız gerekiyor. (Kütüphaneye, Github sayfamdan ulaşabilirsiniz.)

Kodların içerisine gerekli olan açıklama satırlarını eklediğim için ayrıntılı olarak buradan açıklamayacağım.

Kodlara ve kütüphaneye Github profilim üzerinden ulaşabilirsiniz. Yaşadığınız sorunları yorum olarak belirtirseniz elimden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışacağım.

Verici Modülünün Kodları:

https://gist.github.com/ea473be9404efc4b1b1eb7165926647a

Alıcı Modülünün Kodları:

https://gist.github.com/2aebd28bb2eda0ed538c02029565b8b3

İnstagram Hesabımı Çaldırdım..

Evet… 2013’den beri özenle biriktirdiğim anılardan paylaşılabilir olanlarını paylaştığım Instagram hesabımı geçen hafta sonu çaldırdım. Bir insan neden böyle bir şey yapar, 400 takipçisi olan birinin hesabını neden çalar diye sorup duruyorum.

Altı üstü 400 takipçim vardı ya. Hani şu takipçi satın alma olayları var ya, hesabı çalan adam isteseydi 20 liraya ona 400 takipçi satın alırdık yani, ne var bunda. Ama yoook, onun derdi takipçi değil ki. O bazı hesapları hack’leyerek kendini birilerine ispat etme çabasında çünkü. Bu arada, tek mağduru da ben değilim. Adam yazmış kodunu, basmış “Enter”a, isim aynı olacak şekilde sonuna farklı numaralar ekleyerek onlarca hesabı hack’lemiş. Buradaki asıl önemli unsur, Instagram veri tabanına etki ederek benim e-posta, telefon numarası ve Facebook hesap giriş bilgilerim dahil ne var ne yoksa hepsi değiştirilmiş. Yani öyle bir şey ki, ben hesabı kaptırdığım anda hesaba bağlı e-posta adresim ve telefon numaram ile yeni bir hesap açabiliyordum.

Beni bilen bilir, Facebook hariç çoğu yerde kullanıcı adım herenkeskin‘dir (Facebook’ta da yıllar önce değiştirdiğim için tekrar değiştiremiyorum.) İlk önce benim kullanıcı adımı kullanarak ‘cinsel’ içerikli 9 tane paylaşımı art arda yaptı. Bunlar olurken benim tüm iletişim adreslerim değiştirilmişti, hesaba erişim yetkim komple ortadan kalkmıştı, hiçbir müdahalede bulunamadım. Benim bu paylaşımları yaptığımı gören tüm eş, dost, uzak, yakın, kim var kim yoksa sağ olsunlar beni arayarak, mesaj atarak bilgilendirdiler. Ben de hepsine hesaba erişimim olmadığını, şikayet etmelerini söyledim. Bunları söylerken de bir yandan da Instagram’ın destek hattına ulaşıp durumu anlatmaya çalışıyorum.

Ama Instagram dediğimiz mecranın destek hattı o kadar kötü, o kadar rezalet ki, herhangi bir iletişim unsuruna ulaşmak imkansız. Sadece kendi yardım merkezlerinde(!) yazılı olan talimatları uygulayabiliyorsunuz, elinizden başka hiçbir şey gelmiyor. Hesabın benim olduğunu adamlara ispatlamak için elimdeki delilleri kullanacaktım, ama ulaşamadım ki adamlara. Zaten nereye tıklasanız Facebook’a yönlendiriyor sizi. Ayrıca kullanıcı arayüzünü bu kadar sadeleştirip, yardım merkezinin arayüzünü nasıl bu kadar kötü yapmayı başarmışlar çok merak ediyorum. Hayır bir de,  adamların oraya koydukları formun çalışmadığını adamlara söylemek isteseniz, ulaşabilecek hiçbir yeriniz yok. Ne yapalım, araya tanıdık sokup Mark Zuckerberg’e mi ulaşalım?

Hesabı kaptırıp, artık geri alamayacağımı anlamaya başladığım sırada beni hack’leyen şeref yoksunu insan, benim kullandığım kullanıcı adını kendi kullanıcı adıyla değiştirdiği için tekrardan o kullanıcı adını alarak yeni bir hesap açtım kendime ve artık onu kullanacağım.

Siz siz olun, eğer Instagram hesabınıza bir şey olduysa ümidi kesin. Eğer çözümü bilen birisi varsa benimle iletişime geçerse sevinirim. Çünkü hala o hesapta benim resimlerim duruyor 😐

Bursa Gezmesi ’17

Geçtiğimiz hafta sonu küçük bir Bursa gezimiz oldu. Ama bu sefer işin içinde otostop yok, başlığa da dikkat etmişsinizdir, sadece gezmeye gittik bu sefer, macera aramadan. Ben daha önce lisedeyken bir gezi ile Bursa’ya gelmiştim ama sadece Ulucami’yi gezip, iskender yiyip ayrılmıştık şehirden, o yüzden hiçbir yerini bilmiyordum.

8 erkek, 2 arabaya atladık ve düştük Bursa yoluna, 1.5 saatlik bir yolculuktan sonra önce Cumalıkızık köyüne giderek oradaki tarihi evleri gördük. 700 senelik olduğu iddia edilen bir evin içerisini gezdik ve Cin Aralığı denilen bir yerden geçtik. Cumalıkızık, Eskişehir Odunpazarı‘nın aynısı diyebilirim, sadece yapılar daha doğal gibi, köyün yollarına bile dokunulmamış, hala eski taşlardan.

2. istikametimiz şehir merkezi oldu. Tabiki öncelikle Ulucami’ye gittik ve o güzel yapıyı tekrardan gördüm. Ardından saat 2 olmasına rağmen iskender ile kahvaltımızı yaptık. Karnımızı doyurduktan sonra ise Teleferik denen yere gidip binmek istedik ama navigasyon bizi önce Tarihi Çınar‘a götürdü, oraya kadar çıkmışken de Uludağ‘a da çıkıp bir bakalım dedik. Uludağ yolu aşırı derece sisliydi, yavaş yavaş çıktık dağa. Muazzam bir kar manzarasına karşı fotoğraf çektirdik. Arabadan inip fotoğraf çekinip tekrar binmemiz 20 dakika falan almıştır. Hazırlıksız geldiğimiz için kar yağışı başlayınca dönüş yolunda sıkıntı olmasın diye apar topar hemen geri aşağıya indik. Yani adeta Uludağ’dan ateş aldık. Merkeze geri indiğimizde ise yine navigasyonun azizliğine uğrayarak değişik yerlere gittik ve biraz şehir içinde kaybolduktan sonra geri dönelim dedik.

Dönüş yolunda da İnegöl‘de o ‘meşhur’ köftelerinden tadalım dedik. Fiyat/Performans açısından benim beklediğim gibi değildi açıkçası ama tadı güzeldi. Oradan da ayrıldıktan sonra sakin sakin tekrar Eskişehir’e döndük.

2 Günde Şirket-i Alem ’17

IEEE Esogü kulübünün amiral gemisi olan etkinlik 2 Günde Şirket-i Alem etkinliğine son 2 senedir gittiğim gibi bu sene de katıldım. Yazıya başlarken teşekkür etmek istiyorum, koordinatörler ve ekip arkadaşları gerçekten çok güzel bir iş ortaya çıkartmışlar.

2 Günde Şirket-i Alem etkinliği, her sene üzerine koyarak ilerleyen bir etkinlik olmaya devam ediyor. Bu sene sadece pazar günü olan oturumlara katılabildim. Benim asıl merak ettiğim insanlar ve şirketler cumartesi günüymüş, bu benim için bir eksi oldu ama yapacak bir şey yoktu malesef. Ama pazar günü olan oturumlar da oldukça eğlenceli ve bilgilendiriciydi.

Katıldığım oturumlarda Mercedes‘ten Nuh Çamurdan, Aselsan‘dan Aykut Koç, Kariyer.net‘ten Semih Gümüş, PERI‘den Kemal Korkmaz ve Panasonic‘den Koray Yıldız sahnedelerdi. Hepsi alanında oldukça iyi mevkilerde yer alan insanlar ve hepsinin muhabbeti oldukça iyiydi. Yani hiçbirinde uyumadığımı söyleyebilirim, hepsi ilgi çekici konulardan bahsetti. Özellikle Kemal Bey, hiç ilgi alanım olmayan bir konu hakkında – inşaat – konuşma yapmasına rağmen onu da ilgi ile dinledim. Diğer konuşmacılara ise oldukça kulak kesilmiştim.

Cumartesi günü olan oturumlar ve pazar günü katılamadığım oturumlarda ise, Ebay, Microsoft, 3Durak, Arçelik, KYK, TOFAŞ ve G-Pay şirketlerinden gelen konuşmacılar konuşmalarını yapmışlar. Ben tabiki Ebay, Microsoft, 3Durak ve G-Pay şirketleri sahnedelerken o koltuklarda oturmak isterdim, neyse seneye inşallah diyelim.

Tabiki fuaye alanına değinmeden de olmaz. İkramlar, geçen sene bizim düzenlediğimiz etkinliktekilerden daha iyiydi, oldukça güzel doyduğumu söyleyebilirim. Onun dışında stant açan şirketleri yetersiz buldum. Cumartesi var mıydı bilmiyorum ama bence 2 gün boyunca bir 3D yazıcı firması veya AR (Augmented RealityArtırılmış Gerçeklik) üzerine ürünler geliştiren bir firmanın stant açmış olması fuaye alanın oldukça zengin tutardı ve insanların ilgisini bir noktada toplanabilirdi.

Velhasıl, Şirket-i Alem, IEEE Esogü’nün amiral gemisidir ve öyle de olmaya devam edecek gibi duruyor. Tekrardan bu sene etkinlik çıkartan ekibin ellerine sağlık demek istiyorum.

14. ODTU Robot Günleri 2017

Son 2 senedir gitmek isteyip de bir türlü kısmet olmayan ODTU Robot Günleri etkinliğine bu sene güzel bir hazırlanma ile yarışmacı olarak katılmak üzere başvurduk. Son gün çıkan bir aksilik nedeniyle yarışamasak da ekip arkadaşım Burak Can Fazla ile çektik otostobumuzu ve ODTU’ye doğru yol aldık.

Yine bir etkinlik, yine bir otostop macerası. 7 araç değiştirerek, 4.5 saatte vardığımız ODTU’de ilk gün yarışmalarını seyretmeye başladık. İzlemeye, bizim de katılacak olduğumuz “Çizgi İzleyen Robot” kategorisinden başladık. Parkur oldukça güzel ve biraz zor bir parkurdu. Ama bizim yaptığımız robot bu parkuru rahatlıkla ve hızlı bir şekilde tamamlayabilecek bir robottu. Toplamda 208 robot kayıt olmuş ve içlerinde – bizim izlediğimiz kısımda – oldukça iyi şekilde parkur tamamlayan robotlar vardı.

Kendi kategorimizi izledikten sonra çöp toplayan robot ve arama – kurtarma robotlarını izledik. Oldukça güzel yapılmış parkurları aşmaya çalışan robotları gördük, inceledik. İlk günümüz bu şekilde geçti.

2. gün Ankara’nın 50km dışındaki Kazan ilçesinden ODTU’ye gelmek için 2.5 saat yol çekip saat 9’da anca ODTU’ye gelebildim. Kötü başlayan günü Çatı Kafe’deki güzel kahvaltıyla devam ettirdik ve ardından tekrar etkinlik alanına geldik. Aslında bu kadar erken gelme amacımız Drone yarışlarını izlemekti ama yarışmaya katılan 14 drone’dan sadece 2 tanesi parkura kalabilmiş ve onlar da hemen yarıştığı için biz gelene kadar bitmişti. Biz de tekrardan çizgi izleyen robotları izlemeye başladık.

2. gün de yarışan robotlar oldukça iyilerdi, ama ben hala inanıyorum, biz katılabilseydik, en kötü ihtimalle 10. olurduk. Bir süre yarışı izledikten sonra Labirent çözen robot kategorisi yarışlarını izlemeye başladık. Orda da birbirinden güzel robotlar labirenti çözmeye çalıştı ama sadece 1 tanesi çözebildi.

Bu kategorinin ardından da biraz da fuaye alanında gezip, bilgi edinip, insanlarla tanıştıktan sonra tekrardan geri dönüş yoluna çıktık ve Eskişehir’e geri döndük.

Seneye birden fazla kategoride, dereceye oynayacak robotlarla katılma dileği ile 🙂

Yeni Girişimimiz: Sincapstore.com

Bir süredir farklı hazırlıklar içerisindeydik. 13boyut.com‘da biraz tecrübe kazandıktan sonra farklı bir e-ticaret sitesine (sincapstore.com) adım atmaya karar verdik. Bu seferki ekibimiz biraz daha işin arkaplanından anlayan kişilerden oluştuğu için biraz rahat hareket edebildik.

Yeni ekibimiz Ben, Çağlar Keskin, Oğuzhan Keleş ve Burak Can Fazla. Bu sefer sadece 3 boyutlu baskı ürünleri üzerine değil de biraz daha getirisi yüksek olabilecek bir pazar ile giriş yaptık. İlerle ürün çeşitliliğini artırmak adına alan adımızı da ona göre belirledik ve başlangıç yaptık.

Sincapstore.com alan adıyla sticker satışı yapmaya başladık. Çağlar ve Oğuzhan sitenin teknik altyapısında çok büyük emeğe sahip, ayrıca sticker işleri ile de tamamen onlar ilgileniyorlar. Ben ve Burak ise çok yakında 3 boyutlu baskı ürünleri kategorisini canlandırarak satışa başlayacağız.

İlk aşamada çok güze bir giriş yaptığımızı söylemek istiyorum. Satışı artırmak adına oyunlar için – özellikle League of Legendssticker baskısı yapıldı. Bu ürünlerin satışı için ise ünlü Youtuber ile anlaşma yapılarak reklam yapılması sağlandı. Şimdi sırada farklı anlaşmalar var. 3 boyutlu ürünler kategorisini de aktif ettikten sonra farklı farklı sponsorluk anlaşmaları ile karşınızda olacağız.

Oldukça makul fiyatlara satışını yaptığımız baskılarımızı sincapstore.com adresine girerek satın alabilirsiniz. Toplu alım yapmak isterseniz ve ya bir etkinlik için sticker yaptırmak isterseniz bizimle iletişime geçerek uygun fiyatlarda sticker’larınızı satın alabilirsiniz. Sitemiz üzerinden Kredi Kartı ve ya havale ile ödeme yapabilirsiniz.

Arduino ile Araba Kontrol Kütüphanesi

Daha önce L298N entegresinin nasıl kullanıldığını ve Arduino ve Android cihaz kullanarak arabamızı nasıl kontrol edeceğimize dair yazılar yazmıştım. Bu yazımda ise o projeleri biraz daha geliştirip herkesin hemen ve kolaylıkla kullanabileceği bir kütüphane yazdım ve paylaşmak istiyorum.

Kütüphane kullanmamızın avantajları ve dezavantajları olabilir. Avantajlarından bazıları, fonksiyonları tek tek elimizle yazmak yerine hazır olarak ulaşılabilir bir şekilde elde ederiz. Dökümantasyonlarını inceleyerek hangi fonksiyonların ne işe yaradığını öğrenebiliriz. Dezavantajları ise kullandığımız programda sadece bir fonksiyonu kullanmak varken, kütüphaneyi dahil ederek tüm fonksiyonları dosyamıza çağırmış oluruz ve bu da fazladan boyuta yol açar.

Kullanmaya Başlayalım

Benim bu kütüphaneyi yazmamdaki amaç, sadece motor pinlerinin girilmesi ile harekete hazır bir arabamızın olmasıdır. Bunun için kütüphanemizi dahil ettikten sonra bir Araba nesnesi oluşturmamız gerekiyor. Daha önce kütüphaneler kullandıysanız nesnelerin nasıl oluşturulacağını az çok biliyorsunuzdur. Kütüphane eklendikten sonra ilk eklemeniz gereken kod aşağıdaki gibidir.

Araba calistir(3, 4, 7, 8, 5, 6);

Bu kod artık kütüphane içerisindeki kodlarımızı “calistir” nesnesi ile birlikte kullanabileceğimizi ifade eder. Nesnemizin parametreleri ise şu şekilde.

Pin 3 ---->  Sol Motorun 1. Çıkışı
Pin 4 ---->  Sol Motorun 2. Çıkışı

Pin 7 ---->  Sağ Motorun 1. Çıkışı
Pin 8 ---->  Sağ Motorun 2. Çıkışı

Pin 5 ---->  Sol Motorun Enable (Hız Kontrolü Yapacağımız) Çıkışı
Pin 6 ---->  Sağ Motorun Enable (Hız Kontrolü Yapacağımız) Çıkışı

Burada dikkat etmemiz gereken nokta motorların enable (hız kontrol) pinlerinin PWM sinyali verebilecek pinler olmasıdır. PWM sinyali veren pinler Arduino Uno‘da 3, 5, 6, 9, 10, 11. pinlerdir. Çeşitli Arduino modelleri için farklılık gösterebilir.

Fonksiyonlar ve Kullanımları

Motor tanımlamamızı yaptıktan sonra kullanabileceğimiz fonksiyonlara geçebiliriz. Kütüphane içerisinde şu an kullanıma hazır 8 fonksiyon bulunuyor. Fonksiyonların listesi ve kullanım talimatları aşağıdaki gibidir.
https://gist.github.com/f1fce472f8ba5423f2009601c01d4ed3

Örnek kullanım dosyası

Fonksiyonların kullanımları bu şekilde. İsterseniz örnek bir kodla nasıl kullanıldıklarını görelim.
https://gist.github.com/91a9aeb15da291b720be41f83e709d9e

Bağlantılarınızı yaptıktan sonra fonksiyonları test ederken Seri Monitörü kullanarak fonksiyonların çalışıp çalışmadığını kontrol edebilirsiniz. Her fonksiyon kendine özgü değerleri ekrana bastırıyor.

Her şeyi uygun yaptığınızı düşünüyorsanız ama yine de araçtan bir tepki alamıyorsanız ilk önce bağlantınızı, daha sonra da kod içerisinde nesne oluştururken belirtmiş olduğunuz pinlerin doğru şekilde olup olmadığını tekrar kontrol edin. Yine çözemezseniz, yorum bölümünden ve ya iletişim sayfamdan benimle iletişime geçebilirsiniz.

Projedeki gelişmeleri takip etmek için: Github — Arduino Araba Kontrol Kütüphanesi

2017 Yılı Hedeflerim

İleri doğru gidebilmek için kendimize hedefler koymalıyız. Önümüzdeki her hedef bizi bir adım daha ileri taşır. Ben şartların elverdiği şekilde, önüme makul hedefler koyarak ilerlemeye çalışıyorum. Geçen sene yazdığım gibi bu sene ve bundan sonraki senelerde de yıllık hedeflerimi yazacağım ve sene sonunda kendimi kontrol edeceğim, acaba hedeflerim ulaşılabilir mi ve ben bu hedeflere ulaşabilmiş miyim?

Geçen sene bu hedef listesi konusunda %50’lik bir başarı oranı yakaladım. Bu bence oldukça az bir oran, gönül isterdi ki daha üstüne çıkabileyim ama darısı inşallah bu yıla. Bu sene de makul hedeflerim olduğunu söylemek istiyorum. Hedef listemden sonra da önümüzdeki senelerde yapmak istediklerimi de paylaşacağım.

2017 yılı hedeflerim:

  • Seneyi alttan ders bırakmadan bitirmek
  • İstediğim şirketlerin birisinde yaz stajı yapabilmek
  • Yazıcıyı geliştirerek stabil bir hale getirmek
  • Programlama ve elektronik anlamda kendimi çok daha fazla geliştirmek
  • Verdiğim eğitimlerle kendini geliştiren arkadaşlarla birlikte bir proje çıkartmak
  • Front-end geliştirme yaptığım çalışmaları artırmak ve bunları paylaşmak
  • Güzel sözlerin paylaşıldığı bir site – uygulama yapmak
  • En az 10 kitap okumak (1 tanesi bitmek üzere)
  • 83 kiloda seneyi bitirmek
  • Ve tabiki yine ehliyet almak

Bu sefer biraz daha makul şeyler geçiriyorum içimden. Bu hedeflerimi yapamamak için hiçbir sebebim yok. Bunların hepsini başarabilirim ve umarım da başaracağım. 2017 isteklerim arasında ise bir anda karşıma çıkan ve aklıma karıştıran Erasmus Staj Hareketliliği var. Şu anda bile şirketleri araştırmaya devam ediyorum. Hem dil, hem de bir şeyleri daha iyi öğrenebilme açısından yurtdışındaki start-up’ları inceliyorum. Tabiki benim istediğim alan üzerine Avrupa’daki şirket sayısı Amerika’daki şirket sayısından çok çok az olduğu için biraz zorluk çekiyorum. Ama umarım çalışılabilecek, maddi şekilde beni zorlamayacak bir şehirde olan ve işi adam akıllı öğrenebileceğim bir şirket bulup orada staj yapma ihtimali bulabilirim. Şu sıralar en ön sıralardan Avusturya var, oradaki şirketleri yakın mercek altına almış durumdayım. Gönül ister ki bir Almanya, bir Münich olsun ama yılmak yok, araştırmaya devam. Belli mi olur, bir bakarsınız oradan bir şirket ayarlayabilirim.

2017 sonu, 2018 başında tekrar bu yazımı etiketleyerek yazacağım “2017 yılım nasıl geçti?” yazımda görüşmek üzere 🙂

Çalgı Çengi 2 – İkimiz

Çalgı Çengi‘nin ilk filmi çıktığında ben ve Oğulcan filmin çok güzel olduğunu herkese söyledik ama kimse bizi ciddiye almamıştı, ama sonradan film patladı gitti. Biz de yıllardır filmin ikincisinin yapılmasını bekliyorduk ve bugün sonunda Çalgı Çengi 2- İkimiz vizyona girdi.

Biz de Kübra ile birlikte hemen gitmek istedik ve yaklaşık 6-7 saat önce filme girdik ve izledik.

Selçuk Aydemir yapımlarına aşina olanların çok zevk alacakları bir film olmuş diyebilirim. Espiriler yerli yerinde ve ince ince yapılıyor, karakter seçimleri 10 numara olmuş, konu birazcık havada kalsa da çok güzel anlatılıyor. Ben şahsen, Ahmet Kural ve Murat Cemcir ikilisinin yaptığı tüm şeyleri çok büyük bir zevkle izlediğim için oldukça fazla keyif aldım filmden. Ayrıca bu kadar yıl Çalgı Çengi 2’yi bekleyip de beklentiyi yüksek tutmamak da olmazdı tabiki. Çok yüksek bir beklentiyle gittim ve beklentimi karşıladığını söylemeliyim.

Filmde gülmekten yanaklarım ağrıdı diyemem ama her anı keyifli geçen bir filmdi ve tabiki kahkaha attırdığı yerler de çok fazlaydı. Film kadrosundaki isimlerin hepsini zaten önceki yapımlardan tanıyoruz. Çalgı Çengi 1’de olmayan ve ekibe sonradan dahil olan kişilerin neredeyse tamamı filmde bir şekilde kendine rol bulup karşıma çıkmış. Hepsi de rollerine – tabiri caizse – cuk oturmuş.

Filmin müzikleri de özenle yapılmış ve eğlenceyi bir seviye artıran seçimler olmuş. Normalde içinde müzik barındıran filmleri izlemeyi tercih ediyorum – bkz: hint filmleri – ama öyle bir dozda eklenmiş ki müzikler, tam enerji düşerken birden gelen müzikle birlikte tekrardan enerjiniz doluyor.

Ayrıca birinci filmden aşina olduğumuz olaylara da filmde fazlasıyla değiniliyor. Çek-yat kaçırma, damda içki içerkenki diyaloglar, mafyalar…

Benim tavsiyem kesinlike gidip izlemeniz yönünde olacaktır. Umarım yakın zamanda tekrardan bir dizi ile de bu ekibi görmek nasip olur 🙂