Category

Genel

Category

Çok uzun zamandır bloguma ne kişisel ne de uğraştığım şeylerle ilgili içerik girmiyordum. Ancak artık bloguma biraz daha önem verip içerikler oluşturmaya karar verdim. Yeni içerikler için de başlangıç olarak hepimizin muzdarip olduğu konuyu kendi özelimde ele almak istedim. 2020 hepimiz için ‘mutluluk’ getirecek bir sene olarak başlamış gibi görünüyordu ama çok geçmeden foyası ortaya çıktı. Depremler, savaşlar, salgın hastalıklar derken herkes için hayat farklı bir hal almaya başladı. Bunun sosyolojik ve ekonomik etkileri içinde bulunduğumuz virüs salgınından kurtulduktan sonra hızlı bir şekilde ortaya çıkacaktır. Sosyologlar konu üzerine onlarca tez yazacaklardır, sosyal medya ekonomistleri ise kimsenin ciddiye alıp dinlemeyeceği yüzlerce methiyeler düzeceklerdir – millet haksız da sayılmaz bu dinlememe konusunda. Ben geçtiğimiz sene Haziran ayında mezun olduktan sonra Eskişehir’de bir…

Çok uzun zamandır yazmıyorum ve yazacağım dediğim konular arasında yapmış olduğum Otomatik Park Eden Araba’da vardı ama onu da henüz yazamadım, çünkü arabayı daha iyi hale getirmek için planladığım şeyler olmadı ve ben de arabayı bozduğum halimle kaldım. Ardından da daha farklı bir projeye yönelince o bir süreliğine kaldı diyebilirim. Şimdiki uğraşımız, küçük oyuncağımız ise bir 3 Boyutlu Yazıcı (3D Printer). Aslında bu yazıyı yazarken yazıcımızın çoğunluğunun bittiğini söyleyebilirim. Sadece 1-2 küçük sorunumuz kaldı, onları da tamamlayıp bitirmeyi planlıyoruz. 3 Boyutlu nesneler dünyası gerçekten olağanüstü bir dünya, biraz araştırınca bunun net olarak farklına varabiliyorsunuz. Ben ve 4 arkadaşım, yaklaşık 4 aylık bir araştırma sürecinin ardından başladığımız işi çok kısa sürede tamamlayacağımıza inanıyoruz. Ve bunun verdiği mutluluk paha biçilemez. Yazıcımızı yapınca…

Yaklaşık 5 ay önce yazmış olduğum 2 Günde Şirket-i Alem etkinliği yazısında size en ilgimi çeken standın Tridi Atölye olduğunu söylemiştim. Sadece benim ilgimi değil, etkinliği düzenleyen IEEE ESOGÜ kulüp başkanı Bahtiyar Şahin’in de dikkatini çekmiş ve hemen işe koyulmuş ve kendisine geçtiğimiz cumartesi günü Eskişehir’de Buffalo 3D adında bir 3D Baskı Merkezi açtı. Bahtiyar ile daha önce birebir tanışmasam da açılışa gittim ve gayet mütevazı, kendi arasında bir açılış gerçekleştirdi. Ofisleri şuan için 1+1 bir daire ve 1 odası ofis olarak, diğer odası ise atölye olarak kullanılacakmış. Şuan içerisinde Zortrax adında bir printer ve Tridi Atölye’nin kendi yaptığı Abbas var ama Bahtiyar, diğer atölyelerinde daha başka printerları da olduğunu söyledi. Eskişehir’de ilk ve tek 3D baskı ofisi oldukları için…

Avukat Eren Keskin, araştırdığım kadarıyla Türkiye’nin gerçekten en iyi avukatlarından bir tanesiymiş. Yüzlerce davaya bakmış ve üstesinden gelmiş. Aktivist bir avukat ve okuduğum yorumlara göre gerçekten hakkın ve haklının yanında olan bir avukat. Ben 2010 yılından beri blog tutuyorum ve hatırısayılır bir ziyaretçi sayım vardı. Google’a “Eren Keskin” yazdığınız zaman benim blogum geliyordu ve bu yüzden Avukat Eren Hanım ile çok kez karıştırıldım ve bana hem yurtiçinden hem yurtdışından onlarca mail yağıyordu ama ben bunları cevaplayamıyordum. Gelen maillerde üstü kapanan cinayetler, fabrika ihaleleriyle ilgili sorular, yıllar sonra ailesini bulan ama arada ölümlerin geçtiği hikayeler, milyon dolarların bahsedildiği dava mailleri daha neler neler vardı. Benim de artık Avukat Eren Hanım’a bir şekilde ulaşıp bu mailleri ona ulaştırmam gerektiği fikri geldi aklıma…

Acar muhabirlerimizin soru üzerine cevap veriyorum. Herkese kendi memleketi güzel gelir ya benim için de aynen öyle. Ama şöyle bir gezip gördüğüm, yaşadığım yerleri düşündüğüm zaman da en güzelinin Dörtyol olduğunu söyleyebilirim. Yeni tanıştığım arkadaşlarıma çok övgülü bir şekilde anlatıyorum ben burayı ama emin olun anlattığım kadar bir yer. Yüzölçümü ve nüfusuyla küçük, nezih bir yer yani tam ilçe denilebilecek yer. Haa, şehir planlaması yok, son 2-3 belediyesi hiç çalışmadığı için biraz geri kalmış bir yer ama tam yaşanılacak yer. Yanımızdaki İskenderun ile kıyaslamıyorum tabiki, orası bize göre bildiğin büyük şehir. Bi kere adamların sineması var ya sineması, bize açtılar bi ara ama tutmayınca düğün salonu yaptılar 😀 İnsan olarak, insanları sevecendir ama geri kafalıdır biraz, kendilerini geliştirmeye yönelik pek…

Bu lanet uygulamayı hepiniz biliyorsunuzdur. Ben de aktif olarak kullanıyorum ama gelin görün ki bir mağdurum. Bunun sebebi de ekran görüntüsü bildiriminin gitmesi. Ben HTC One (M7) kullanıyorum, telefonda ekran aynı anda iki dokunmayı algılamadığı için hem resme bakıp hem de ekran görüntüsü alamıyorsunuz. Ekran görüntüsü aldığınız zaman da o kişiye “Bu kişi sizin snap’inizin ekran görüntüsü aldı haberin olsun” diye bir bildirim gidiyor. Ama ben ekran görüntüsü alamama rağmen bir çok arkadaşıma “Eren ekran görüntüsü aldı” diye bildirim gidiyor, e haliyle bu da sorun oluşturuyor. Snapchat’de hepimiz o anki halimizle fotoğraf çekip gönderiyoruz ve bunu sadece o kişi belirli bir süre görsün diye gönderiyoruz. Ama ekran görüntüsü alındığı zaman insan bir huzursuz oluyor – benim de ekran görüntümü alsalar ben…

Şimdi yazacaklarim toplam 12 saat içerisinde yaşandı, öyle uzun bir zaman dilimi falan değil yani şimdiden haberiniz olsun. Bugün vizem vardı, sabah uyanmak için 6 alarm kurdum ve ilk 5 alarmı duymayıp son alarma uyandım ve yetişmem gereken son tramvaya zorla yeyetişip gidip vizeme girdim. İyi de geçti. Normalde 11:30 da bitmesi gereken vizem 10:15 de bitti. Benim de bugün 14:50 Ankara trenine biletim vardı. Sınav erken bitince hemen TCDD müşteri hizmetlerini aradım 10:55 treninde yer olup olmadığını ve biletimi erkene aldırıp aldıramayacağımı sordum. Yer var, aldırabilirsiniz dediler. Tren garının yakından geçen tramvayı beklemem gerekiyordu, bende beklemedim, aktarma yaparım dedim. 20 dakikada falan aktarma yapacağım yere geldim ama 3-4 dakika diğer tramvay gelmedi. Ben de başladım koşmaya. Koşa koşa 10:52’de…

%100 ingilizce olan Elektrik ve elektronik bölümünü kazanmıştım ve doğal olarak hazırlık okumam gerekti. Şu an okuyorum da zaten. Birkaç saat önce ilk vizemden çıktım. Beklediğimden kolaydı, hatta bayağı bir kolaydı, ya da ben mi yapabildim orasını bilmiyorum. Not olarak iyi giden bir yıl oluyor benim için, gerek quiz ler olsun, gerek se diğer notlar olsun şimdilik bir sorun olmadan gidiyor. Bu yıl kazanıp da hazırlık okusam mi tereddütüne girenler varsa yazının bu kısmından sonrasını okuyabilir. Yabancılarda “GAP Year” denilen bir boş yıl varmış. Liseden mezun olunduktan sonra dünyayı gezmeye çıkıyorlarmış. Hazırlık yılı da sizin için böyle bir yıl oluyor arkadaşlar. Boş yıl dediysem de her şeyi salarım, yatarak geçerim diye düşünmeyin ama. Bu yıl sizin bölüme geçtiğinizde anlamanızı, yurtdışına…

Hepimiz internet üzerinden dizi-film izliyoruzdur. Ben online olarak izlemek yerine torrent üzerinden indirerek izlemeyi tercih etsem de online izleyen çoook büyük bir kesim mevcut. Uzun zamandır yapım aşamasında olan ve benim de başından beri sosyal ağlardan takip ettiğim bir çalışma olan dizilab’ı eminim ki çoğunuz daha duymamıştır. Telif hakkı sorunlarından dolayı kapatılan dizimag’den sonra herkes “biz artık nerden dizi izleyeceğiz?” derken geniş kapsamlı bir proje olarak ortaya çıktı. Arkasında kim var, teknik yapısıyla, içerik kontrolüyle kim ilgileniyor henüz bilmiyorum ama beta aşamasında olmasına rağmen bu kadar güzel bir siteyi bizlere sunan ekibe çok teşekkür etmek istiyorum. Dediğim gibi site şuan için beta aşamasında. Oluşan sorunları bildirdiğiniz taktirde kısa süre içerisinde düzeltmeler gerçekleştiriliyor. Dizi arşivi – kendilerinin de sitelerinde belirttiği gibi…