Şimdi yazacaklarim toplam 12 saat içerisinde yaşandı, öyle uzun bir zaman dilimi falan değil yani şimdiden haberiniz olsun. Bugün vizem vardı, sabah uyanmak için 6 alarm kurdum ve ilk 5 alarmı duymayıp son alarma uyandım ve yetişmem gereken son tramvaya zorla yeyetişip gidip vizeme girdim. İyi de geçti. Normalde 11:30 da bitmesi gereken vizem 10:15 de bitti. Benim de bugün 14:50 Ankara trenine biletim vardı. Sınav erken bitince hemen TCDD müşteri hizmetlerini aradım 10:55 treninde yer olup olmadığını ve biletimi erkene aldırıp aldıramayacağımı sordum. Yer var, aldırabilirsiniz dediler. Tren garının yakından geçen tramvayı beklemem gerekiyordu, bende beklemedim, aktarma yaparım dedim. 20 dakikada falan aktarma yapacağım yere geldim ama 3-4 dakika diğer tramvay gelmedi. Ben de başladım koşmaya. Koşa koşa 10:52’de…

%100 ingilizce olan Elektrik ve elektronik bölümünü kazanmıştım ve doğal olarak hazırlık okumam gerekti. Şu an okuyorum da zaten. Birkaç saat önce ilk vizemden çıktım. Beklediğimden kolaydı, hatta bayağı bir kolaydı, ya da ben mi yapabildim orasını bilmiyorum. Not olarak iyi giden bir yıl oluyor benim için, gerek quiz ler olsun, gerek se diğer notlar olsun şimdilik bir sorun olmadan gidiyor. Bu yıl kazanıp da hazırlık okusam mi tereddütüne girenler varsa yazının bu kısmından sonrasını okuyabilir. Yabancılarda “GAP Year” denilen bir boş yıl varmış. Liseden mezun olunduktan sonra dünyayı gezmeye çıkıyorlarmış. Hazırlık yılı da sizin için böyle bir yıl oluyor arkadaşlar. Boş yıl dediysem de her şeyi salarım, yatarak geçerim diye düşünmeyin ama. Bu yıl sizin bölüme geçtiğinizde anlamanızı, yurtdışına…

Herkesin hayatında hiçbir şeye değişmem dediği insanlar vardır. Bunların en başında tabiki ailelerimiz gelir, onun için onları buraya yazmayacağım. Sanırım biraz arkadaşçıl olduğumdan dolayı ve okulu farklı şehirde okumuş olmamdan dolayı oldukça fazla arkadaşım var. Görkem Çolak Görkem benim çocukluk arkadaşım. Gözümüzü ilk açtığımız andan beri birlikteyiz, hiç bir zaman kopmadık, bu saatten sonra da kopmayız zaten. Ailelerimiz aynı gibi, benim annem onun ikinci annesi onun annesi benim ikinci annemdir. Birazdan aşağıya doğru uzayacak olan kardeşlerimin listesinin başında yer alır. Oğulcan Kaçar Arkadaş çevremin playboyu. Birbirimize ne kadar zıt olsak da birbirimizi tamamlıyoruz resmen. Tek ortak noktamız Dörtyollu olmamız. Bana kız tavlama taktiklerini öğretse iyi çocuk aslında. Meryemay Pekel Dörtyol’daki nadir kız arkadaşlarımdandır. Hayatı boyunca hiç durmadan dedikodu yapabilecek bir…

Hepimiz internet üzerinden dizi-film izliyoruzdur. Ben online olarak izlemek yerine torrent üzerinden indirerek izlemeyi tercih etsem de online izleyen çoook büyük bir kesim mevcut. Uzun zamandır yapım aşamasında olan ve benim de başından beri sosyal ağlardan takip ettiğim bir çalışma olan dizilab’ı eminim ki çoğunuz daha duymamıştır. Telif hakkı sorunlarından dolayı kapatılan dizimag’den sonra herkes “biz artık nerden dizi izleyeceğiz?” derken geniş kapsamlı bir proje olarak ortaya çıktı. Arkasında kim var, teknik yapısıyla, içerik kontrolüyle kim ilgileniyor henüz bilmiyorum ama beta aşamasında olmasına rağmen bu kadar güzel bir siteyi bizlere sunan ekibe çok teşekkür etmek istiyorum. Dediğim gibi site şuan için beta aşamasında. Oluşan sorunları bildirdiğiniz taktirde kısa süre içerisinde düzeltmeler gerçekleştiriliyor. Dizi arşivi – kendilerinin de sitelerinde belirttiği gibi…

Aranızda eminim ki TTNET mağdurları oldukça fazladır. Ben kendi evimde de bir ton sorun yaşıyordum, Eskişehir’de de mecburen onlara başvuru yaptım ama gelin görün ki sonuç yine hüsran. 15 gün önce üniversite öğrencilerine özel paketlerinden yararlanarak bir başvuru yaptım. Bana şu an için küçük bir altyapı sorununun olduğunu ve 2-15 gün arasında bu sorunun halledileceğini ve ayrıca da 15 gün içerisinde her hangi bir işlem yapılmazsa yasal haklara sahip olabileceğim söylenmişti. Ben başvuruyu yaparken kapı numaram ile apartman numaramı karıştırıp yanlış bir adres bilgisi vermişim ve bunun farkına eve gelir gelmez vardım ardından hemen TTNET müşteri hizmetlerini arayarak düzeltilmesini istedim. Tamam diyerek konuşmayı sonlandırdık. Bana geri dönüş yapılmadığı için 14 gün içerisinde 2 defa daha arayarak bu durumun düzeltilmesini istedim…

İnsanın hayatında bazı “şanslı” diyebileceğimiz zamanlarımız oluyor. Okul dönüşü yolda yürürken yerde bir afiş gördüm ve afişte; Atalay Demirci’nin ilk TV şovunun çekimleri için sınırlı sayıda kişinin İstanbul’a götürüleceği ve yol masraflarının Acun Medya tarafından karşılanacağı yazıyordu. Ayrıca sadece şov için de değil, bu gezi içerisinde küçük bir İstanbul turu da vardı. Bu fırsatı kaçırmayıp hemen kayıt oldum ve hayatımda geçirdiğim en mükemmel günlerden biri olduğunu söyleyebilirim. Sadece Atalay’ın şovuna da gitmedik. O şovun başlamasını beklerken bizi “O Ses Türkiye” yarışmasının bulunduğu salona aldılar ve orada da çok çok güzel vakit geçirdik. O güzel günden 1-2 resim ile yazımı bitirmek istiyorum.

Merhaba arkadaşlar, Ben Hasan Eren Keskin, yaklaşık 3 yıldır erenkeskin.com blogumda yazdıktan sonra bazı sebeplerden ötürü Ağustos ayında kapatmak zorunda kaldım. Şuan için Wordpress.com üzerinden bir blog açmamın sebebi de bloglamayı özlemem. Hatay / Dörtyol’luyum ama önümüzdeki 5 yıl için Eskişehir’deyim diyebilirim. Üniversite sebebiyle artık yeni evim burası. Osmangazi Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünü kazanmıştım ama bu yıl zorunlu hazırlık olduğu için bölümden 1 yıl daha uzak kalacağım. Önümüzdeki zamanlarda bu blog üzerinden bloglamaya devam edeceğim, kendinize iyi bakın 🙂